KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2017/3250 E., 2018/4506 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2018
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
272 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davacı banka ile davalı arasında bankacılık hizmetleri sözleşmesi imzalandığını, davacıya tahsis edilen kredi kartı borcunun ödenmediğini, davalıya ihtarname gönderildiğini, alacağın tahsili için başlatılan takibe haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptalini ve icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, takibe konu edilen harcamaların davalı tarafından yapılmadığını savunarak, davanın reddini ve kötü niyet tazminatının davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının takip tarihi itibari ile davalıdan raporda tespit edilen miktar kadar alacaklı olduğu, fazlaya dair talep yönünden davacının alacağını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, itirazın kabul edilen kısım yönünden iptaline, icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava itirazın iptali davası olup takiple sıkı sıkıya bağlıdır. Davacı alacaklı icra takip talebinde asıl alacak ve işlemiş faiz kalemlerine yer vermiş olup mahkemece takip talebinde yer almayan KKDF ve BSMV alacağına da hükmedilmesi HMK'nun 26. maddesi hükmü uyarınca talep aşımı niteliğinde olması nedeniyle hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2017/3250, K. 2018/4506, 26 Eylül 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama