İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /19. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 19. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2017/3791 K.2019/3261

Taraflar arasındaki menfi tespit davası hakkında ... 6. Asliye Hukuk Mahkemesi’nden verilen davanın reddine yönelik 01.11.2016 gün, 2014-4 E.-2016/520 K. sayılı hükme karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması sonucunda ... Bölge Adliye…

Esas2017/3791Karar2019/3261Tarih16 Mayıs 2019Okuma6 dk · 1.152 kelime

KÜNYE

19. Hukuk Dairesi 2017/3791 E., 2019/3261 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
16 Mayıs 2019
Mahkemesi
... Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi
İstinaf edilen kararın mahkemesi
... 6. Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.152 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki menfi tespit davası hakkında ... 6. Asliye Hukuk Mahkemesi’nden verilen davanın reddine yönelik 01.11.2016 gün, 2014-4 E.-2016/520 K. sayılı hükme karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması sonucunda ... Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi tarafından verilen davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik kararın davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili Av.... ve davalı vekili Av.... gelmiş olduğundan duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-KARAR-

Davacılar vekili, davacılardan ...’ın diğer davacı şirketin ortağı ve yetkilisi olduğunu, davacı şirketin içinde bulunuduğu maddi sıkıntı nedeniyle iflas erteleme davası açılması için tanıştığı davalı ...’a vekalet verdiğini, davalı ...'ın 24.11.2011 tarihinde açtığı iflas erteleme davası için, dava tarihinden sonra iki adet birincisi 17.10.2011 tarihli hukuk müşavirliği hizmetini içeren aylık 5.000 TL’lik bir yıl süreli ikincisi 18.11.2011 tarihli iflas erteleme davası vekillik ücretini kapsayan 300.000 TL maktu ücretli avukatlık hizmet ve ücret sözleşmesinin imzalandığını,

bu sözleşmelerin gerçekte üzerinde yazılı tarihlerde değil dava tarihinden sonra imzalandığını, ilk sözleşme için 150.000 TL ikinci sözleşme için 300.000 TL’ lik keşidecisi ... olan teminat senetlerinin verildiğini ve her iki sözleşmenin kefil sıfatıyla da davacı ... tarafından imzalandığını, sözleşmelerdeki bedellerin fahiş olduğunun belirtilmesine rağmen davalının davayı kötü etkileyeceğini söylemesi ve davacı şirketin içinde bulunduğu zor durum nedeniyle kabul edildiğini, davalının 15.5.2012 tarihinde geçerli bir istifa nedeni olmadan istifa ettiğini ve istifanın davacılara tebliğ edilmediğini,

kanunda öngörülen süre içinde vekillik görevine devam edilmediğini, yapılan sözleşmelerin TMK'nun 2.maddesine aykırı olduğunu ve teminat senedi alınmasının doğru olmadığını, tarafların karşılıklı edimleri arasında dengesizlik olduğunu, belirterek; davacı ...’ın sözleşme ve senetlerden dolayı davalılara, davacı şirketinde sözleşmeden dolayı davalı ...’a borçlu olmadığının tespiti ile kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... vekili, davaya konu senetlerde borçlunun davacı ... olduğundan davacı şirketin taraf sıfatının olmadığını, davaya konu icra takip dosyasını diğer davalı şirkete temlik edildiğinden bu davalının taraf sıfatının kalmadığını, davacının irade bozukluğu nedeniyle imzaladığını iddia ettiği sözleşme ve senetler nedeniyle bir yıllık hak düsürücü sürede davayı açmadığını, davacının imzaladığı sözleşme ve senetler altındaki imzayı inkar etmediğini, sözleşme gereği üzerine düşen edimi yerine getirmediğini, davalı ile vekalet ilişkisi devam ederken başka avukata vekalet çıkarması ile davalının vekillik görevini sürdürme olanağı olamadığını ve ücretlerini alamadığını haklı takip yaptığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Davalı ... İnş. Ltd.Şti vekili, davacı ...’ın senetlerdeki imzasını inkar etmediğini, davacı şirketin icra takip dosyasında senet borçlusu olmadığından taraf sıfatının bulunmadığını, davanın hakdüşürücü süre içinde açılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davacılar ile davalı ... arasında akdedilen 17/10/2011 ve 18/11/2011 tarihli sözleşmenin yanılma ve aşırı yararlanma iddiasına dayandırılarak açıldığı ancak davanın açıldığı tarih olan 30/12/2013 tarihi itibariyle kanunda belirlenen bir yıllık sürenin geçtiği, sözleşme içeriğine göre T.B.K'nun 28. maddesinde bildirilen aşırı yararlanma ile ilgili bir hususa rastlanılmadığı, davacı şirket için açılan iflasın ertelenmesi davasında vekalet ücretinin niteliği itibariyle serbestçe takdir edilebildiği,

davalı ...'ın davalı ile temlik alan şirket aleyhine açmış olduğu menfi tespit davasının davanın açıldığı tarih itibariyle zamanaşımına uğramış olduğu, 17/10/2011 ve gerekse 18/11/2011 tarihli sözleşmelerde davacı şirket taraf olmadığından aktif dava ehliyeti olmadığı gerekçesiyle davacı ...'ın davalı ve temlik alan aleyhine açmış olduğu menfi tespit davasının zamanaşımı nedeniyle reddine, davacı şirketin açmış olduğu davanın aktif dava ehliyeti olmadığından husumetten reddine karar verilmiş, davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesince, davacının, davalı hakkında 16/05/2012 tarihinde suç duyurusunda bulunduğu ve eldeki davayı da 30/12/2013 tarihinde açtığı dolayısı ile korkutma, yanılma ve iradesinin sakatlandığını ileri süren davacının bir yıllık süre içerisinde dava açılmadığından taleplerinin zamanaşımına uğradığı yönündeki ilk derece mahkemesi kararının yerinde olduğu,davaya konu ...

10. İcra Müdürlüğü'nün 2012/10116 Esas sayılı dosyasında bila tarihli borçlu ... tarafından imzalı " Müdürlüğünüzün yukarıda dosya numarasını bildirdiğim dosyasından tarafıma gönderilen Örnek 10 ödeme emrini tebliğ aldım, borcun tamamını kabul ettiğimi beyan ve taahhüt ederek, aleyhime başlatılan ihtiyati haciz ile ilgili alacaklı tarafından dosyaya yatırılan teminatın iadesine muvafakat ederim.

Bu hususla ilgili gerekli işlemin yapılmasını talep ederim. " şeklindeki beyanı nazara alındığında davacının senetler alınırken iradesinin sakatlandığı, baskı ile alındığı yönündeki iddialarına itibar edilemeyeceği, davaya konu icra takibindeki senetler davacı tarafından verilmiş olup davacı şirketin herhangi bir imzası bulunmadığından senetler nedeni ile borçlu olmadığının tespiti davasında davacı şirketin husumeti bulunmadığı gerekçesiyle istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Davacılar, davacı şirket ile davalı avukat arasında imzalanan iflas erteleme davasına ilişkin avukatlık hizmet ve ücret sözleşmesi ile hukuk müşavirliği sözleşmelerinin davacı ... tarafından kefil olarak imzalandığını, ayrıca ...’ın bu sözleşmeler gereği teminat bonosu verdiğini, davalı avukatın sözleşmelerle üstlendiği edimi yerine getirmeden gördüğü lüzum üzerine vekillekten istifa ettiğini, belirterek; her iki davacının sözleşmeler nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitini ayrıca davacı ...’ın teminat bonosu nedeniyle borçlu olmadığının tespitini istemiştir.

İlk derece mahkemesi davayı bu şekilde anlamamış ve davacı şirket ile davalı avukat arasında imzalanan sözleşmelerde davacı şirketi taraf olmadığı gibi dosya içeriği ile bağdaşmayan bir gerekçe ile davacı şirketin davasını aktif dava ehliyeti yokluğundan reddetmiş, davacı ... yönünden ise sözleşme ve senedin imzalandığı tarihte irade sakatlığı iddiası olmadığı halde iddia böyle anlaşılarak hak düşürücü süre kastedilerek zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.

İlk derece mahkemesinin bu kararına karşı başvurulan istinaf konun yolu incelemesi sonunda İstinaf mahkemesince ilk derece mahkemesi kararı benimsenerek istinaf talebi esastan reddedilmiştir.

Vakıaları açıklamak taraflara, hukuki nitelendirme yapmak mahkemeye aittir. Mahkemece, davacının anlatımı yanlış değerlendirildiğinden istinaf mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.

Mahkemece yapılması gereken iş, davacı şirket ile davalı avukat arasında imzalanan ve davacı ...’ın da kefil olarak imzaladığı iflas erteleme davası için imzalanan avukatlık hizmet ve ücret sözleşmesi ile yine aynı şekilde imzalanan hukuk müşavirliği sözleşmelerininde davalı avukatın gördüğü lüzum üzerine şeklinde bir beyanla vekillikten istifa etmesi nedeniyle bu istifanın lüzum sebepleri sorulup, bunun haklı olup olmadığı araştırılarak davalı avukatın her iki sözleşme ile kararlaştırılan ücreti hak edip etmediği, hak etmiş ise ne kadar ücret hakettiği saptanıp varsa haketmediği bölüm yönünden menfi tespit davasını kabul etmekten ibarettir.

Davacı ...’ın teminat bonoları ile ilgili davasına gelince, bu bonoların sözleşmenin teminatı olarak verildiği hususunda taraflar arasında çekişme olmadığından bu bonolarla ilgili kararın da sözleşmelerle ilgili kararla aynı doğrultuda karara bağlanması gerekir.

Dosya içerisinde her ne kadar davacı ...’ın bonolar nedeniyle yapılan icra takip dosyasında borcu kabul ettiğine dair yazının icra dosyasına davalı-alacaklı avukat tarafından sunulduğu, bunun bizzat borçlu-davacı tarafından icra müdürlüğüne verilmediği alacaklı-avukata verilmesinden uzunca bir süre sonra icra dosyasına alacaklı-avukat tarafından verildiği icra müdürlüğü tutanağından anlaşılmaktadır.

Bu konuda ...’ın yurt dışına çıkmak üzere iken alacaklı avukat ...’a bir imza verdiği ve tutanağın da bir bilgisayar çıktısı olarak düzenlendiği şeklindeki beyanları da davaya etkisi yönünden değerlendirilmelidir. Öte yandan bu bonoların kayıtsız şartsız soyut bir borç ikrarı olmadığı sözleşmelerin teminatı olarak verildiği de yapılacak değerlendirilmelerde gözönünde bulundurulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, duruşmada vekilleri hazır bulunan davacılar yararına takdir edilen 2.037,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacılara verilmesine, dosyanın ilk derece mahkemesine, karardan bir örneğin ... BAM 19. Hukuk Dairesi'ne gönderilmesine, peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 16/05/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2017/3791, K. 2019/3261, 16 Mayıs 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
19. Hukuk Dairesi
Esas No
2017/3791
Karar No
2019/3261
Tarih
16 Mayıs 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2017/3791 K.2019/4629
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2017/3794 K.2019/8306
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2017/3795 K.2019/8778
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2017/3797 K.2019/8490
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2017/3803 K.2019/8473
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2017/3804 K.2019/8476

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.