KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2017/4519 E., 2019/4813 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Ekim 2019
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
Karar Metni
349 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davası hakkında Manisa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nden verilen 2015/705 esas ve 2016/657 karar sayılı ve 30.12.2016 tarihli davalı vekilinin tavzih talebinin reddine yönelik ek karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması sonucunda İzmir BAM 17. Hukuk Dairesi tarafından verilen davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile tavzih talebinin reddine ilişkin kararın kaldırılmasına, davalı vekilinin tavzih talebinin farklı gerekçeyle reddine yönelik kararın süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
- KARAR -
Dava, alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne, bakiye nispi karar ve ilam harcının davalıdan tahsiline, peşin yatırılan harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, iş bu karar taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen taraflarca istinaf kanun yoluna başvurulmamıştır. Kararın istinaf edilmeksizin kesinleşmesinden sonra 28.12.2016 tarihinde davalı idare vekilince, davalı idarenin harçtan muaf olduğu belirtilerek, mahkeme kararının harç yönünden tavzihi talep edilmiş, 30.12.2016 tarihli tavzih kararı ile somut uyuşmazlık bakımından davalının harçtan muaf olmadığı gerekçesiyle tavzih talebinin reddine karar verilmiş, iş bu karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi'nce, davalının tavzih talebi davacıya tebliğ edilmeksizin karar verilmesinin usule aykırı olduğu, ancak tavzih talebinin reddine ilişkin kararın davacıya tebliğ edildiği, davacının istinaf kanun yoluna başvurmadığı, bu sebeple bu hususun usul ekonomisi gereğince dikkate alınmadığı, ancak HMK’nın 305. maddesinin ikinci fıkrasına göre davalı vekilinin tavzih talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, ilk derece mahkemesince esasa ilişkin nedenlerle reddine karar verilmesinin yerinde olmadığı gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile tavzih talebinin reddine ilişkin kararın kaldırılmasına, davalı vekilinin tavzih talebinin farklı gerekçeyle reddine karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2017/4519, K. 2019/4813, 17 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama