KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2017/4932 E., 2019/5539 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Aralık 2019
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
Karar Metni
402 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davası hakkında İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nden verilen davanın kabulüne yönelik 2015/657 esas, 2016/452 karar sayılı ve 03.11.2016 tarihli hükme karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması sonucunda İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi tarafından verilen davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik kararın davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine, temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davacı şirket ile davalı arasında 01.07.2011 tarihinde finansal kiralama sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye konu malların kesinleşen maliyet tutarı ve sözleşme ekinin ödeme planı kesinleşen hesaba göre iki kez revize edildiğini ve ihbarname ile kiracı ve kefillere bildirildiğini, davalının ödeme kurallarına uymadığından 23.02.2015 tarihli ihtarname ile ödenmeyen 26.12.2014 tarihli 3.324,56 Euro ve 28.01.2015 tarihli 3.324,56 Euro tutarlı kira bedelleri ile faiz ve KDV borcunun ihtarnamenin tebliğinden itibaren 60 gün içerisinde temerrüt faizi ile birlikte ödenmesinin talep edildiğini,
süresinde ödeme yapılmadığından temerrüt sebebiyle sözleşmelerin fesholunduğunu belirterek finansal kiralama sözleşmesine istinaden davalıya teslim edilen malların iadesine ya da mümkün olmaması durumunda İİK'nın 24. maddesinin uygulanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap sunmamıştır.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda, davalının taraflar arasında yapılan finansal kiralama sözleşmesine uymayıp, finansal kiralamaya konu malları teslim almasına rağmen kira borcunu süresinde ödemediği, yapılan ihtara rağmen mütemerrit duruma düştüğü, mülkiyeti davacıya ait menkul malların iadesine davacının hak kazandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hükme karşı davalı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge adliye mahkemesince, davacı tarafın fesih ihtarnamesinin davalıya tebliğinin usulüne uygun olduğu, davaya cevap vermeyerek davayı inkar etmiş sayılan davalının davacıya borcun ödendiğini ispatlaması gerektiği, davalı tarafça istinaf dilekçesi ile sözleşmenin varlığını kabul edip kısmi ödemede bulunulduğunu belirttiği halde ödemeye ilişkin herhangi bir delil sunmadığı ve ödeme iddiasını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2017/4932, K. 2019/5539, 12 Aralık 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama