KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2017/5127 E., 2019/1934 K.·19. Hukuk Dairesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mart 2019
Karar Metni
402 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonucunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalılar vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalılar vekili Av. ... gelmiş, başka gelen olmadığından onların yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacılar vekili, davacıların murisi ...’in davalılar ve dava dışı ... ile birlikte dava dışı ... Tarım Ürünleri…Ltd. Şti.’nin Ziraat Bankası’ndan kullandığı genel tarımsal krediler sözleşmesini müteselsil kefil olarak imzaladığını, kredi alan şirketin borcu ödememesi sebebiyle muris ...’in borca karşılık 103.000,00 TL ödeme yaptığını, bu ödemelerden davalıların sorumlu olduğu miktar için ilamsız icra takibi yapıldığını, davalıların takibe itiraz ettiklerini iddia ederek itirazın iptaline, takibin devamına ve % 20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacılar murisinin dava dışı şirketin genel tarımsal krediler sözleşmesinden kaynaklanan borcu için 103.000,00 TL ödeme yaptığı, bu durumda payları oranında diğer kefillere rücu edebileceği, her bir davalıdan ayrı ayrı 25.750,00 TL talep etme hakkı bulunduğu, yine davacılar murisinin ödeme yaptığı tarihten itibaren faiz talep edebileceği, bu anlamda her bir davalıdan talep edebileceği faiz tutarının 1.509,37 TL olduğu, banka kredisinden kaynaklanan alacağın likit bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporu yeterli ayrıntıyı ve incelemeyi içermemektedir. Bu sebeple bu rapora değer verilerek hüküm tesisi isabetsizdir.
Mahkemece yapılması gereken iş, konusunda uzman bir bilirkişiye banka kayıtları incelettirilerek, davacı kefilin ödeme yaptığı borcun, ödeme tarihinde muaccel hale gelip gelmediği, yapılan ödemenin borcun tamamını kapatıp kapatmadığı, yapılan ödemenin gerçek borç kadar olup olmadığı saptanıp, daha sonra ödeme yapan kefil, ödeme tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK’nun 496. maddesi hükmü uyarınca eda ettiği şey nisbetinde alacaklının haklarında ona halef olursa da, bu hakkını ancak asıl borç muaccel olunca kullanabileceği gözetilerek,
takip tarihi itibariyle rücu hakkını kullanıp kullanamayacağı üzerinde durulup, ayrıca kefillerin kefalet borcunun ipotek veya taşınır rehni ile teminat altına alınıp alınmadığı araştırılıp, bunun sonuçları da değerlendirilerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar vermekten ibarettir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2017/5127, K. 2019/1934, 21 Mart 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama