İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /19. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 19. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2018/2224 K.2019/5027

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozmaya uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği…

Esas2018/2224Karar2019/5027Tarih6 Kasım 2019Okuma6 dk · 1.112 kelime

KÜNYE

19. Hukuk Dairesi 2018/2224 E., 2019/5027 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
6 Kasım 2019
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.112 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozmaya uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.

- KARAR -

Davacı vekili, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için girişilen icra takibine yönelik itirazın haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına, % 40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı, sözleşmedeki imzaya bir itirazının olmadığını ancak ana para ve faizi kabul etmediğini, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, yapılan yargılama, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve talep nazara alınarak davanın kısmen kabulüne, itirazın asıl alacak 9.403,25 TL işlemiş faiz 653.61 TL bakımından iptali ile takibin bu miktarlar üzerinden devamına, asıl alacağın % 40'ı oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı vekili ile davalı tarafından temyiz edilmiştir.

Dairemizin 10.02.2014 tarihli, 2014/1055 esas sayılı, 2014/2591 karar sayılı bozma ilamında “1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2- İtirazın iptali davalarında takip tarihindeki borç durumu tespit edilerek takipten sonra ancak henüz dava açılmadan önce yapılmış ödemeler varsa bu kısım yönünden dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığı gözetilerek değerlendirme yapılıp hüküm oluşturulur. Somut olayda davalının takipten önce yaptığı ödemeler bilirkişi raporunda belirtildiği halde mahkemece bu ödemeler gözetilmeden hüküm kurulması doğru olmayıp davalı yararına bozmayı gerektirmiştir.

3- Davacı banka vekilinin temyizine gelince; hükme esas alınan bilirkişi raporu yeterli incelemeyi içermediği gibi Yargıtay denetimine de elverişli değildir.

İcra takip dosyasına bir örneği sunulan genel kredi sözleşmesinin 2. maddesindeki sütunlarda kullandırılan krediye uygulanacak akdi ve temerrüt faiz oranları yazılmamış ve bu bölümler boş bırakılmış olduğu halde dava dosyasına sunulan aynı genel kredi sözleşmesinin bir başka örneğinde ise bu kısımların doldurulmuş olduğu görülmüştür.

Sözleşmenin temerrüt hükümlerini düzenleyen 53. maddesinde; “müşterinin açılmış kredi veya kredilere, takip veya dava tarihinde geçerli olan temerrüt faizi oranının uygulanmasını ve bankanın değiştirilmiş olan yeni temerrüt faiz oranını talep etme hakkı ve yetkisi bulunduğunu kabul ve taahhüt ettiği” hükme bağlanmıştır.

Bu durumda mahkemece konusunda uzman bir bilirkişi veya bilirkişi kuruluna banka kayıtları üzerinde inceleme yaptırılarak anılan sözleşme hükmü davacı banka tarafından çekilen ihtarname ve ekleri de gözetilerek davacının genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağına hesabın kat tarihinden temerrüt tarihine kadar akdi faiz yürütülüp kapitalize edildikten sonra temerrüt tarihinden itibaren,

taleple bağlılık kuralı da gözetilerek temerrüt faizi hesaplanıp davalının ödemeleri de düşüldükten sonra takip tarihi itibariyle talep edilebilecek alacağın tespiti ve varsa takipten sonra davadan önceki ödemeler bakımından hukuki yarar şartı da dikkate alınarak düzenlettirilecek ayrıntılı ve Yargıtay denetimine elverişli rapor tüm delillerle birlikte değerlendirilmek suretiyle uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. ” gerekçesiyle bozulmuştur.

Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulü ile davalının Tefenni İcra Müdürlüğünün 2012/197 sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptaline, takibin toplam 17.785,15 TL üzerinden devamına, 27/05/2013 tarihine kadar % 72 temerrüt faiz oranı, 27/05/2013 tarihinden itibaren de TCMB'ınca belirlenen temerrüt faiz oranlarının kademeli olarak uygulanmasına, davalının icra takibine yapmış olduğu itiraz haksız bir itiraz niteliğinde olduğundan icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

Dairemizin, 27/02/2017 tarihli, 2016/9836 esas sayılı, 201/1523 karar sayılı bozma ilamında, “Mahkemece bozmaya uyulduğu halde bozma gerekleri yerine getirilmemiş ve 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine uygun şekilde hüküm kurulmamıştır. Anılan Yasa hükmüne göre taraflara yüklenecek hak ve borçların infazda tereddüt yaratmayacak şekilde açık olması gerekir.

Yerel mahkemece faize ilişkin olarak, hükmedilen miktara 27/03/2013 tarihine kadar % 72 temerrüt faiz oranı, bu tarihten itibaren de TCMB tarafından belirlenen temerrüt faiz oranları kademeli olarak uygulanacak şekilde hüküm tesis edilmiştir.

TCMB tarafından belirlenen temerrüt faiz miktarının, oranının ve bu faizin türü hakkında açıklama yapılmamış olması infazda tereddüt yaratacak nitelikte olduğu gibi uyuşmazlık ticari nitelikteki Genel Kredi Sözleşmesinden kaynaklanmakta olduğundan temerrüd faizin tespitinde sözleşme hükümlerinin uygulanması gerektiği düşünülmeden ayrıca takipten sonra faize faiz yürütülecek şekilde hüküm kurulması da kanuna aykırılık teşkil edeceğinden hükmün bozulması gerekmiştir.” gerekçesiyle bozulmuştur.

Mahkemece, bozma ilamına uyulmakla, yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasındaki sözleşme hükümleri, davacı bankanın şubelerine gönderdiği 01/12/2009 tarihli GM-691 sayılı ve 16.02.2012 tarihli GM-1325 sayılı Genel Mektuplarında T.C. Merkez Bankasına TL kredilere fiilen uygulanabilecek en yüksek faiz oranının % 36 olarak bildirildiği, bu oranı geçmemek üzere faiz uygulanabileceği, temerrüt faiz oranı tüm krediler için T.C.

Merkez Bankası'na bildirilen en yüksek ticari kredi faiz oranının % 100 fazlasıyla uygulanacağını bildirdiği, buna göre temerrüt faiz oranının akdi faiz oranının % 100 fazlası olduğu, somut olayda davacı bankanın yıllık %24 faiz oranın uyguladığından uygulanan cari kredi faiz oranı (uygulanan faiz) dikkate alındığında bu oranın % 100 fazlası olan yıllık % 48 faiz oranının temerrüt halinde uygulanacak faiz oranı olduğu,

buna göre, 27.05.2013 tarihinden itibaren sözleşme hükümleri uyarınca tespit edilen % 48 sözleşme faiz oranının uygulanması gerektiği, açıklanan gerekçe ile davanın kısmen kabulü ile 27.05.2013 tarihinden itibaren sözleşme hükümleri doğrultusunda tespit edilen % 48 sözleşme faiz oranı uygulanmasına ve faize faiz yürütülemeyeceğinden asıl alacak miktarı olan 16.933,46 TL üzerinden faiz yürütülmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.

Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Yerel mahkemece bozmaya uyulduğu halde bozmanın gerekleri yerine getirilmemiştir.

Mahkeme gerekçesinde somut olayda davacı bankanın yıllık % 24 faiz oranı uyguladığından, bu oranın % 100 fazlası olan % 48 faiz oranının temerrüt halinde uygulanması gereken faiz oranı olarak kabul edilmiş, ancak hüküm fıkrasında terditli faiz oranı uygulanarak % 72 temerrüt faiz oranının uygulanmasına karar verilmiştir. Temerrüt faiz oranının tespitinde öncelikle ticari nitelikteki genel kredi sözleşmesinde bir hüküm yoksa, ticari işlerde uygulanacak olan yasal T.C.

Merkez Bankası tarafından belirlenen avans faiz oranının uygulanması gerekir. Somut olayımızda davacı tarafından dava dilekçesi ekinde ibraz edilen genel kredi sözleşmesi örneğinde akdi faiz ve temerrüt faiz oranları kısmının boş bırakılmış olduğu belirlenmiştir, daha sonra mahkemeye ibraz edilen sözleşme aslında akdi faiz ve temerrüt faiz oranlarının yazılı olduğu görülmüştür.

Bu durumda taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesinin imzalandığı sırada akdi faiz ve temerrüt faiz oranlarının belirlenmediği, sözleşmeye sonradan faiz oranlarının yazıldığı anlaşılmıştır. Bu nedenle sonradan yazılan bu faiz oranlarının taraflar arasındaki ticari ilişkiye uygulanması mümkün değildir. Mahkemece akdi faiz ve temerrüt faiz oranlarının T.C.

Merkez Bankası’nca belirlenen avans faizi oranlarına göre hesaplaması yaptırılarak, sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, konusunda uzman olmayan mali müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen ve dosya içeriğine uygun olmayan bilirkişi raporuna göre karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Mahkemece yapılacak iş bankacılık konusunda uzman bilirkişiye banka kayıt ve belgeleri üzerinde inceleme yaptırılarak ve davalının itirazları, icra takip tarihi ve dava açıldıktan sonra bir ödeme varsa bunların da dikkate alınarak tarafların alacak ve borç durumları tespit edilerek ortaya çıkacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 06/11/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2018/2224, K. 2019/5027, 6 Kasım 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
19. Hukuk Dairesi
Esas No
2018/2224
Karar No
2019/5027
Tarih
6 Kasım 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2018/2228 K.2019/16106
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2018/2231 K.2019/13492
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2018/2231 K.2019/10966
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2018/2232 K.2019/10727
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2018/2233 K.2019/8576
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2018/2233 K.2019/10719

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.