KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2018/2295 E., 2020/390 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Şubat 2020
- Mahkemesi
- Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
454 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davası hakkında İlk derece mahkemesinden verilen davanın reddine yönelik hükme karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması sonucunda Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi tarafından verilen davacının ve davalının istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik kararın davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davacı ile davalı arasında süregelen bir ticari ilişkinin mevcut olduğunu, davalı ile ayrıca aralarında davacıya ait malların başka işyerlerine dağıtımı ile ilgili ticari ilişkinin bulunduğunu, bu ilişki kapsamında taşıma için davacının davalının akaryakıt ihtiyacını karşıladığını, cari hesaba ... yakıt kartı olarak işlendiğini, davalıya mal satımı ve akaryakıt bedelinden 56.685,78 TL bakiye borcun davalı tarafça ödenmemesi üzerine davalı hakkında Antalya 5. İcra Müdürlüğünün 2014/6872 esas sayılı dosyası ile icra takibine başladıklarını, davalının itirazı sonucu takibin durdurulduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı ile aralarındaki ticari ilişkinin davacıdan taşımak için aldığı ürünleri, davacının ürünlerini satan perakende zincir mağazalara marketlere taşımak olduğunu, alıcının yaptığı ödemeyi davacı adına teslim alarak bunun neticesinde davacının faturasını da ürünü satın alan kişi ya da kurum adına kestiğini, dağıtım sonucunda %5 komisyon talep edildiğini, akaryakıt ücretinin de müvekkiline hiçbir zaman ödenmediğini, davacı ile aralarında mal alım satımına ilişkin ticari ilişkinin bulunmadığını, davacının sunduğu faturaları kabul etmediklerini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davalı tarafın defterlerinde borç görünmediğinin tespit edildiği, davacının ilgili faturalara konu malları davalıya teslim ettiğini usulüne uygun delillerle ispat edemediği, yemin deliline dayanmak istediğini bildirmesi üzerine davet edilen davalının davaya ve takibe konu edilen faturalar ve faturaların içeriğindeki malların teslim edilmediği, uhdelerinde böyle bir mal bulunmadığı, herhangi bir borcunun bulunmadığı yönünde yemin ettiği, davacının davasını ispat edemediği ancak davasını ispat edememiş olmasının takibinde kötü niyetli olduğunu göstermeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, davacının alacağın dayanağı olarak ileri sürdüğü faturaları ve içeriğindeki ürünleri davalıya teslim ettiğini ispat külfetini yerine getirmediği, ilk derece mahkemesinin benzer gerekçelerle davanın reddine ilişkin kararının usul ve yasaya uygun olduğu, davalı tarafından davacının kötü niyetli olduğu iddiasını ispata yönelik delil bildirilmediği, mahkemenin davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine ilişkin kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2018/2295, K. 2020/390, 11 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama