KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2018/3330 E., 2020/816 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Haziran 2020
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
367 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacılar vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacılar vekili Av. ... gelmiş, başka gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
- KARAR -
Davacılar vekili, davalı bankanın davacılar hakkında Karadeniz Ereğli 1. İcra Müdürlüğü’nün 2010/5526 esas sayılı takip dosyası ile ilamsız icra takibi başlattığını, ancak davacıların davalı bankaya borçlarının bulunmadığını iddia ederek 158.591,00 TL kredi sözleşmesi nedeniyle borçlu olmadıklarının tespitine, icra takibinin iptaline ve % 40 oranında tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıların kullanılan kredi nedeniyle davalı bankaya borçlarının bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece 12.06.2013 tarihinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, hüküm davacılar vekilince temyiz edilmiş, Dairemizin 2013/16337 esas ve 2013/19087 karar sayılı ve 28.11.2013 tarihli ilamı ile; “Davacılar vekilinin, 12.03.2013 tarihli işlemden kaldırma kararına karşı 13.03.2013 tarihinde verdiği yenileme dilekçesinin işleme konularak taraflara yeniden belirlenecek duruşma gün ve saatinin bildirilmesi sureti ile harç eksikliği tamamlandıktan sonra davaya devam edilip sonraki işlemler hakkında karar verilmesi gerekirken, yenileme dilekçesinin reddine ve davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru olmamış,” gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, alınan bilirkişi kök ve ek raporlarına göre davacı asıl borçlu şirket ve kefillerinin kredi kullanmadıklarına ilişkin iddialarının doğru olmadığı, davalı banka tarafından akdedilen 10.02.2009 tarihli kredi sözleşmesine istinaden davacı şirkete 36 ay vadeli 107.250,00 TL kredi tahsis edildiği, anılan bu kredi ile davacı şirketin daha önceki borçlarının kapatılarak borcun vadeye yayılmasının sağlandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2018/3330, K. 2020/816, 4 Haziran 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama