İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /19. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 19. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2018/3923 K.2020/1036

Taraflar arasındaki asıl menfi tespit-birleşen alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın kabulüne, birleşen davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi…

Esas2018/3923Karar2020/1036Tarih15 Haziran 2020Okuma5 dk · 1.040 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2018/3923 E., 2020/1036 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
15 Haziran 2020
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi (Tic.Mah.Sıf.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.040 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki asıl menfi tespit-birleşen alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın kabulüne, birleşen davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.

- KARAR -

Asıl davada davacı vekili, davacı şirketin yol yapım ihalesini aldığı iş yapım aşamasında davalı şirkete C-30 hazır beton sipariş ettiğini, davalı tarafça bir takım malzemelerin davacı şirkete teslim edildiğini köprü inşaatının devamı sırasında Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından betonun C-30 standartlarında olmadığının tespit edildiğini ve buna ilişkin 13.08.2010 tarihli beton karot raporunun düzenlendiğini,yine mahkemenin 2010/181 değişik iş sayılı dosyası ile buna ilişkin tespit yapıldığını,

kullanılan malzemenin ihale şartnamesinde belirlenen şartlarda olmaması sebebiyle Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından yapımı tamamlanmış radye ve temel inşaatının yıktırılması için davacı şirkete talimat verildiğini, davalı tarafından standartlara uymayan ayıplı mal satıldığını belirterek davacı şirketin 15/09/2010 keşide tarihli, 15.000,00 TL bedelli çekten kaynaklı olarak davalı şirkete borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Asıl davada davalı vekili, sipariş edilen C-30 betonun teslim edildiğini, beton dökülmeden önce davacı şirketten onay alınarak işlem yapıldığını, beton döküldükten sonra sulama gibi işlemlerin yapılmaması halinde eksiklikler oluşabileceğini ancak bu durumdan davalı şirketin sorumlu olmadığını, davalı şirketin herhangi bir kusurunun olmadığını ve davacı tarafından temerrüde düşürülmediğini, yapılan tespite itiraz ettiklerini, eski kalıp kullandığını yeni kalıp yapılmış olsa bile eski kalıpların hurda bedeli olarak düşülmesi gerekirken düşülmediğini,

ayrıca demirlerin tespit tarihi itibariyle bedelinin tespit edildiğini ancak inşaat yapım tarihi itibariyle demir bedelinin tespit edilmesi gerektiğini,köprü inşaatında kullanılan ve tespitte yer alan beton bedelinin de düşülmesi gerektiğini,davacı firmanın davalıya beton bedelini ödemediğini bu hususta başka esasta menfi tespit davası açtığını belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Birleşen davada davacı vekili, davacı şirketin ihalesini aldığı yol yapım işinde kullanılmak üzere davalıdan C-30 standartında hazır beton satın aldığını, ancak davalının sipariş edilen özellikte ürün teslim etmediğini, davalıdan satın alınan hazır beton ile yapılan köprünün yıkılmak zorunda kalındığını, ayrıca köprü inşaatı için farklı masraflar da yapıldığını, davacı şirketin ticari itibarının zedelendiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Birleşen davada davalı vekili, davalının davacıya vermiş olduğu betonların C-30 niteliğinde olduğunu, herhangi bir eksiklik veya ayıp olmadığını, ayrıca dava konusu beton bedelinin tespit edilecek zarar tutarından düşülmesi gerektiğini, zira davacının beton bedelini ödemediğini, bu konuda menfi tespit davası açıldığını, her iki davanın birleştirilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece asıl davanın yargılaması sürdürülürken birleşen davada mahkemece toplanan delillere göre, davalı şirketin davacıya taraflar arasındaki anlaşmaya uygun şekilde hazır beton teslim etmediğinin tespit edildiği, bu sebeple davacı şirket tarafından yapılan köprü inşaatının yıkımına karar verildiği, davacı şirketin yapılan inşaat ve imalat bedeli ile kesilen ceza nedeniyle 92.133,92 TL zararının doğduğu,

her ne kadar davalı vekili mahkemenin 2010/748 Esas sayılı davasına konu edilen çek tutarının zarardan mahsup edilmesini talep etmiş ise de, mahkemece mahsup talebi değerlendirildiği takdirde derdest olan dosyanın esasının etkilenecek olması nedeniyle bu taleple ilgili değerlendirme yapılmadığı, ayrıca yargılamanın safahatı da dikkate alınarak her iki davanın birleştirilmesi yönündeki talebin yerinde görülmediği, davacı şirketin ticari itibar kaybettiği, dolayısıyla manevi tazminat talebinin haklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile,

92.133,92 TL maddi tazminatın ve 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiş, hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 2015/17940 esas, 2016/8501 karar sayılı ve 09.05.2016 tarihli ilamı ile “ Davacı taraf, davalı taraftan C-30 standartında hazır beton satın alındığını, ancak daha düşük nitelikte beton teslim edildiğini, bu şekilde zarara uğratıldığını ileri sürerek maddi ve manevi zararının tahsilini istemiştir.

Dava aliud teslimden kaynaklanan tazminat davasıdır. Davalı taraf davanın reddini savunmuştur.

Davacı tarafça, bu dava açılmadan önce, satın alınan beton bedeli olarak davalıya verilen çek nedeniyle aynı mahkemenin 2010/748 esas sayılı dosyası üzerinden menfi tespit davası açılmış olduğu, davalar arasında irtibat bulunduğu, zira bu dava sonucunda verilecek kararın diğerini etkileyecek olduğu anlaşıldığından, mahkemece iş bu davanın daha önce açılan dava ile birleştirilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir”gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozma ilamına uyularak birleşen dava asıl dava ile birleştirilmiştir.

Mahkemece daha sonra asıl ve birleşen davalar birlikte değerlendirilerek; asıl davada davacının davalı tarafından teslim edilen anlaşmaya aykırı ve aliud teslim niteliğindeki betondan dolayı ürün bedelini ödemek zorunda olmadığı bu nedenle davacının davalıya ürün teslimi nedeni ile verilen çekten dolayı borcunun olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, birleşen dava yönünden davalı şirketin taraflar arasındaki anlaşmaya uygun şekilde hazır beton teslim etmediği, davacı şirketin yapılan inşaat ve imalat bedeli ile idare tarafından kesilen gecikme cezası kadar zararının doğduğu,

sözleşme hükümlerine uygun nitelikte hazır beton teslim etmeyen davalı şirketin, davacının söz konusu zararından sorumlu olduğu, köprü inşaatı kapsamında kullanılan kalıbın hurda bedeli diye bir bedelin değerlendirilmesinin yapılamayacağı, söz konusu demirlerin betondan ayrılıp temizlenmediği sürece hurda niteliği kazanamayacağı, bu nedenle enkazdaki demirlerin hurda bedelinin tespiti ve bunun mahsubu yoluna gidilmediğini, dava dışı idare ile yapılan ihaleye uygun şekilde iş teslim edememesi sebebiyle davacı şirketin ticari itibarını kaybettiği gerekçesiyle birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiş,

hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1-Asıl dava yönünden, dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün onanmasına,

2-Birleşen dava yönünden, dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,

3-Davacı lehine verilen manevi tazminat miktarı 5.000 TL olup, davacı lehine manevi tazminat nedeniyle 1.980,00 TL asgari nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken 10.120,71 TL’ye hükmedilmesi doğru olmamış ise de bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin asıl dava yönünden tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin birleşen dava yönünden sair temyiz itirazlarının reddine,

(3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle 6100 sayılı HMK’nun geçici 3. maddesi ve 5236 sayılı Kanunun geçici 2. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 5236 sayılı Kanunun 16. maddesiyle değiştirilmeden önceki 438/7 maddesi gereğince hüküm fıkrasının 2/d bendinde yer alan “... hesaplanan 10.120,71 TL vekalet” sözcüklerinin çıkarılarak yerine “... hesaplanan 1.980,00 TL vekalet ...” sözcüklerinin eklenerek mahkeme kararının düzeltilmesine ve hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 15.06.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2018/3923, K. 2020/1036, 15 Haziran 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
19. Hukuk Dairesi
Esas No
2018/3923
Karar No
2020/1036
Tarih
15 Haziran 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2018/3929 K.2020/3705
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2018/3930 K.2020/3142
  • Yargıtay 20. Ceza Dairesi E.2018/3935 K.2020/2972
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2018/3936 K.2020/3637
  • Yargıtay 20. Ceza Dairesi E.2018/3947 K.2020/2971
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2018/3952 K.2020/1878

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.