KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2018/551 E., 2020/346 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Şubat 2020
- Mahkemesi
- Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
389 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülmekte olan menfi tespit davasının ilk derece mahkemesinde yapılan yargılaması sonunda verilen kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi tarafından verilen, istinaf isteminin esastan reddine yönelik kararın davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
- KARAR -
Davacılar vekili, davalı banka ile davacılar arasında kredi ilişkisi bulunduğunu, davalı bankanın davacılara kredi sözleşmesine ilişkin belgeleri imzalatırken haksız ve kötüniyetli olarak davacıların iradelerini hile ve yalanla sakatlayarak dava konusu senedi imzalattığını, davalı banka tarafından bu senede dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi başlatıldığını, senedin şekli şartları taşımadığını ve davacıların iradelerinin sakatlanarak alındığını belirterek davalı bankaya takip konusu senetten dolayı borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, bononun bankaya borcu olan davacı ...’nın borcuna kefil olan davacılar tarafından ...’nın emrine keşide edildiğini ve ... tarafından da bankaya ciro edilerek kredi borcunun tahsilinde ve tahsil edildiği oranda kredi borcundan mahsul edilmek üzere davalı bankaya ifa amaçlı verildiğini, borcun ödenmemesi sebebiyle hesabın kat edildiğini ve senedin takibe konulduğunu, bononun şekil şartlarının mevcut olduğunu, hile iddiasının ancak cirantaya karşı ileri sürülebileceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davacıların kredi sözleşmesi imzaladıkları davalı banka tarafından takip konusu bononun kendilerinden hileyle alındığını ve imzalatıldığı iddialarını her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delillerle ispat edemedikleri gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge adliye mahkemesince, takibin dayanağı bononun keşidecilerinin ..., ... ve ... , alacaklısının ... olduğu, ... tarafından senedin .... Şubesine ciro edildiği, davaya konu senedin TTK'nın 776. maddesindeki unsurlarının tam olduğu, senedin davalı bankaya davacı alacaklı ... tarafından ciro edildikten sonra bankaca kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takibe konulduğu, tanık beyanlarının davaya konu senedin hile ile alındığını ispat eder nitelikte görülmediği,
davacıların davalarını her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delillerle ispat edemediklerinden davanın reddine yönelik olarak verilen ilk derece mahkemesi kararında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2018/551, K. 2020/346, 10 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama