KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2018/841 E., 2019/5507 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Aralık 2019
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Karar Metni
282 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davası hakkında Karadeniz Ereğli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nden davanın reddine yönelik olarak verilen 2015/234 esas ve 2017/69 karar sayılı ve 23.03.2017 tarihli hükme karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi tarafından verilen davacı vekilinin istinaf isteminin usulden reddine yönelik kararın süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davacı banka ile dava dışı borçlu şirket arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını, davalının müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzasının bulunduğunu, kredi borcunun ödenmemesi üzerine başlatılan takibe, davalının itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali, takibin devamı ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu takibin dayanağı olan kredi sözleşmesinde davalının imzasının bulunmadığını belirterek, davanın reddi ile davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davaya konu takibin dayanağı olan genel kredi sözleşmesinde davalının kefalet imzası bulunmadığından borçtan sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın reddine, davacının kötüniyetli olduğu ispatlanamadığından davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge adliye mahkemesince, dava olunan miktar 2.922,08 TL olup, hüküm tarihi itibariyle istinaf sınırı olan 3.110.-TL’nin altında kaldığından H.M.K.’nın 352. maddesi gereğince davacı vekilinin istinaf isteminin usulden reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2018/841, K. 2019/5507, 11 Aralık 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama