KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2020/745 E., 2020/885 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Haziran 2020
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
Karar Metni
372 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesinde yapılan yargılaması sonunda davanın kısmen kabulüne kısmen reddine ilişkin olarak verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulması sonucunda İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi tarafından verilen davalı vekilinin istinaf isteminin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak tahkikatın tamamlanması için dosyanın iadesine, davacı vekilinin istinaf isteminin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına ilişkin hükmün, davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine kesin karara yönelik başvurunun reddine dair ek kararın davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davacının davalı borçlunun Garanti Bankası ... şubesindeki hesabına avans olarak 460.000,00 TL havale ettiğini, bu avansın davacıya iade edilmesi gerektiği halde edilmemesi üzerine, İstanbul 23. İcra müdürlüğünün 2013/2853 esas sayılı dosyasına takip başlatıldığını, belirtilerek; davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamına, davalının icra inkâr tazminatıyla sorumlu tutulmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında ticari ilişki olmadığını, davacının dava konusu bedeli dava dışı şirketin borcu karşılığında ödediğini, esasen borcu üstlendiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davalının bileşik ikrarı nedeniyle ispat yükünün davalıda olduğu ve davalının borç üstlenme iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş, hükme karşı taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince, havalenin bir ödeme vasıtası olduğu,mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığı,yasal karinenin aksini ileri sürenin ispatla yükümlü olduğu,davalının ikrarının vasıflı ikrar olduğu bu nedenle ispat yükünün davalıda değil davacıda bulunduğu, bu nedenle mahkemece davacının iddiasını yazılı delillerle ispatlayamadığı, dava dilekçesinde yemin deliline de dayandığı değerlendirilerek karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davalının istinaf istemi yerinde görülmüş, hükmün HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın tahkikatın tamamlanması için ilk derece mahkemesince gönderilmesine,
davacının istinaf isteminin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına kesin olarak karar verilmiş, davacı vekilinin kararı temyiz etmesi üzerine kararın kesin olduğu gerekçesiyle temyiz başvurusunun ret edildiğine ilişkin ek karar verilmiş, ek karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2020/745, K. 2020/885, 8 Haziran 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama