KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2009/21317 E., 2010/30314 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Sulh Ceza Mahkemesi
- Suç
- Trafik güvenliğini tehlikeye sokmak
- Hüküm
- MAHKUMİYET
Karar Metni
284 kelime·1 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dosya içeriği oluşa göre suçun subutunda bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak olunmamış, yapılan duruşmaya, toplanan delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun oluşan kanaat ve takdirine göre, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-5237 Sayılı TCK.nun 53/1 maddesinde belirtilen haklardan hapis cezasının infazının tamamlanmasına kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerekirken infazda kuşku yaratacak şekilde hapis cezası süresi kadar 1 ay 20 gün yoksun bırakılmasına hükmedilmesi,
2-Mükerrirlere özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbirinin ne şekilde uygulanacağı, süresi ve bu hususta karar verecek merci 5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanunun 108. maddesinde düzenlenmiş olup, aynı maddenin 5. fıkrası ile tekerrür dolayısıyla belirlenen denetim süresinde koşullu salıvermeye ilişkin hükümlerin uygulanacağı belirtilmiştir.
Bu nedenlerle denetimli serbestlik tedbirinin süresinin infaz aşamasında 5275 Sayılı Kanun hükümleri uyarınca belirlenmesinin gerektiği gözetilerek 5237 sayılı TCK.nun 58. maddesinin 7. fıkrası gereğince hükümlü hakkında mükerrilere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağının belirtilmesiyle yetinilmesi gerekirken infazı kısıtlar biçimde bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanunun 322.maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan “TCK'nun 53/1-c maddesindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet hakkından;
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2009/21317, K. 2010/30314, 3 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama