KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2009/42516 E., 2010/34621 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Aralık 2010
- Mahkemesi
- Sulh Ceza Mahkemesi
- Suç
- Kasten yaralama, hakaret ve tehdit
- Hüküm
- Mahkumiyet - düşme
Karar Metni
379 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
I- O Yer Cumhuriyet Savcısının sanık ... hakkında hakaret suçundan şikayetten vazgeçme sebebiyle kamu davasının düşürülmesine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığa atılı hakaret suçunun gerektirdiği cezanın miktar ve nevi itibariyle tabi olduğu 765 sayılı TCK.’nun 102/4.maddesine göre hesaplanan 5 yıllık zamanaşımının sanığın sorgusunun yapıldığı 26.05.2004 tarihi ile inceleme tarihleri arasında gerçekleştiği anlaşılmakla, hükmün BOZULMASINA;
1412 sayılı C.M.U.K.’nun 322.maddesi uyarınca sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı CMK.’nun 223/8.maddesi gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE
II- O Yer Cumhuriyet Savcısının sanık ... hakkında kasten yaralama, hakaret ve tehdit suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan 5271 sayılı CMK.’nun 231/6.maddesinin (a) bendinde yazılı “ kasıtlı bir suçtan mahkum olmama” koşulunun bulunmaması nedeniyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Sanığın adli sicil kaydına göre Çeltik Asliye Ceza Mahkemesinin 20.12.2000 tarih ve 2000/18 esas 2000/72 karar sayılı ilamından başka sabıkasının bulunmadığı anlaşılmakla, tekerrüre esas alınan hükmün kararda gösterilmemesi sonuca etkili görülmediğinden tebliğnamedeki (2) no.lu bozma düşüncesine katılınmamıştır.
1-Sanığa atılı kasten yaralama ve hakaret suçlarının soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suçlardan olduğu halde, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 253 ve 254. maddeleri uyarınca uzlaşma önerisinde bulunulan sanık ...’nun 07.12.2005 tarihli duruşmada “uzlaşmak istediğini ve suçtan doğan sorumluluğu kabul ettiğini” beyan ettiği halde yakınan uzlaşma konusundaki görüşü sorulmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Yakınan ..., tanıklar ... ve ... ’in beyanları ile yakınanın doktor raporundaki bulgulara göre sanığın ele geçirilemeyen tabancayı çekerek yakınanı ölümlü tehdit ettikten sonra tabancanın kabzası ile yakınanın başına vurduğu anlaşılmakla; sanığın eyleminin 765 sayılı TCK ‘nun 191/2. ( ve 5237 Sayılı TCK.’nun 106/2-a. Maddesinde) düzenlenen silahla tehdit suçunu oluşturup oluşturmayacağı hususunda delillerin takdirin asliye ceza mahkemesine görevine dahil olduğu gözetilerek yetkili ve görevli asliye ceza mahkemesinde yargılama yapılması için görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, görevli olmayan sulh ceza mahkemesi tarafından yargılamaya devam edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
3- Suçun işlendiği yer ve zaman diliminin gerekçeli karar başlığına yazılmaması suretiyle 5271 Sayılı CMK.nun 232/2-c maddesine aykırı davranılması,
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2009/42516, K. 2010/34621, 23 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama