KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2010/18736 E., 2010/19819 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Haziran 2010
Karar Metni
397 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Alkol veya uyuşturucu maddenin etkisi altındayken araç kullanma suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 179/2-3, 62/1, 52/2. maddeleri uyarınca 500,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair SAMSUN 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 01/12/2009 tarihli ve 2009/952 esas, 2009/1517 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 02.05.2010 gün ve 2010/5051-28042 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.05.2010 gün ve 2010/113830 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu. Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
5237 sayılı TCK'nun "Trafik güvenliğini tehlikeye sokma" başlıklı 179. maddesinin 3. fıkrasında alkol veya uyuşturucu madde etkisiyle emniyetli bir şekilde araç sevk ve idare edemeyecek olan kişinin araç kullanma halinin suç olarak düzenlendiği,
maddede belirtilen "emniyetli bir şekilde" ifadesinin kişilerin hayatı, sağlığı ve mal varlığı açısından bir tehlikeye neden olunması şeklinde anlaşılması gerektiği, salt alkollü araç kullanmanın ne şekilde trafik güvenliğini tehlikeye düşürdüğü tespit edilmeden bu madde uyarınca cezalandıramayacağı, keza 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 48. maddesinde alkollü araç kullanma eyleminin düzenlendiği ve bu dosya kapsamına göre, somut olayda sanığın yapılan kontrol sırasındaki ölçümde görevlilerce % 80 promil alkollü olduğunun tespit edildiği, bu sebeple de hakkında trafik ceza tutanağı düzenlendiği,
2918 sayılı Kanun'un 48. maddesine dayanılarak çıkarılan yönetmelikte belirtilen % 50 promilin üzerinde alkollü araç kullanmanın her zaman 5237 sayılı Kanun'un 179. maddesi kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, aynı zamanda alkolün etkisiyle trafik güvenliğinin tehlikeye sokulması da gerektiği cihetle isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Alkollü araç kullandığı belirlenen sanığın, alkol veya uyuşturucu madde etkisiyle veya başka bir nedenle emniyetli bir şekilde araç sevk ve idare edemeyecek durumda olduğuna dair tıbbi bulgular veya dışa yansıyan davranışlarına bağlı olarak yapılan bir tespit ve kanıt bulunmaması karşısında, atılı trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu oluşmayacağından, sırf alkollü vaziyette araç kullanma eyleminin, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 48.maddesi kapsamında değerlendirilmesi ve bu madde gereğince idari işlemlerin yetkili mercii tarafından yapılması gerekecektir.
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2010/18736, K. 2010/19819, 16 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama