İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /2. Ceza Dairesi

YARGITAY · 2. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2010/37338 K.2010/33067

Sanık ...'nın, tehdit suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 106/1-ikinci cümle, 62/1, 52/2. maddeleri uyarınca 500,00 yeni Türk lirası; hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun'un 125/1, 62/1, 52/2. maddeleri gereğince 1.500,00 yeni Türk lirası adli para…

Esas2010/37338Karar2010/33067Tarih8 Aralık 2010Okuma5 dk · 951 kelime

KÜNYE

2. Ceza Dairesi 2010/37338 E., 2010/33067 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
8 Aralık 2010
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

951 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Sanık ...'nın, tehdit suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 106/1-ikinci cümle, 62/1, 52/2. maddeleri uyarınca 500,00 yeni Türk lirası; hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun'un 125/1, 62/1, 52/2. maddeleri gereğince 1.500,00 yeni Türk lirası adli para cezalan ile cezalandırılmasına, mağdurun uğradığı zarar tazmin suretiyle giderilmediğinden hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına dair DİDİM (YENİHİSAR) Sulh Ceza Mahkemesinin 07/01/2008 tarihli ve 2007/48 esas, 2008/5 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 12/06/2010 gün ve 2010/7110/38328 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 28.06.2010 gün ve 2010/153223 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.

Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;

Tüm dosya kapsamına göre;

1- Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19/02/2008 tarihli ve 2006/6 MD-346 esas, 2008/25 sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, herhangi bir zararın doğmadığı veya zarar doğurmaya elverişli bulunmayan suçlar yönünden 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/6-c maddesinde yer alan koşulun aranmayacağı cihetle, sanığın üzerine atılı suçların zarar doğurmaya elverişli bulunmadığı gibi, suçun işlenmesiyle somut bir zararın da oluşmadığı gözetilmeden, yazılı gerekçe ile sanık hakkındaki hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesinde,

2- Sanığın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 106/1-ikinci cümle ve 125/1. maddelerinde öngörülen seçimlik cezalardan para cezası seçilmek suretiyle, temel ceza olarak 30 gün ve 90 gün adlî para cezaları ile cezalandırılması şeklinde hüküm kurulmuş ise de; söz konusu kararda cezaların alt sınırdan tespit edildiğinin yazılmasına rağmen, 26/04/2006 tarihinde işlenen atılı suçlardan 5560 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesinden önceki haliyle para cezasının seçilmesi durumunda 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 52/1. maddesi uyarınca her bir suç için ayrı ayrı 5 gün adlî para cezası üzerinden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde fazla ceza tayin edilmesinde,

İsabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

1- (1) no'lu kanun yararına bozma istemi nedeniyle yapılan incelemede;

5271 sayılı Yasanın 231.maddesinin 6.fıkrasında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması için sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış olması, suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi ve mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak, yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate ulaşılması şeklinde üç bent halinde düzenlenen koşulların varlığı

Aranmakla birlikte, anılan maddenin 5.bendinde, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebileceği belirtilerek, bu husus hakimin takdirine bırakılmış olmakla, tüm yasal koşulların varlığı halinde dahi mahkemece takdirin, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığı yönünde kullanılması mümkün olup hükmün açıklanmasının geri bırakılması zorunluluğu bulunmamaktadır.

Kabul edip etmemek mahkemenin takdirine bağlı hususlar hakkında karar verilirken, gösterilen gerekçenin yasal olmamasının, olağan yasa yoluyla denetlenebileceğinde ve bozma sebebi oluşturacağında tereddüt yoktur. Ancak; olağanüstü yasa yolu olan kanun yararına bozma yasa yoluna, temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş hüküm ve kararlara karşı başvurulabilmesi nedeniyle, kesin hükmün otoritesinin zedelenmemesi gerektiğinden, hukuka aykırılıkların ciddi boyutlara ulaşması yanında, hakimin takdir yetkisi kapsamına giren hususlar ile takdirin hatalı kullanılması, gösterilen gerekçenin yasal olmaması ile ilgili hukuka aykırılıklar yönünden kanun yararına bozma yasa yoluna başvurulması mümkün değildir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 08.04.1985 gün, 453/201 sayılı kararı da bu yöndedir.

İnceleme konusu karar yönünden, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının objektif koşuluna ilişkin gerekçenin yasal olmaması nedeniyle yasa yararına bozma kararı verildiği takdirde, hakimin, bu kez subjektif koşulları değerlendirerek yeniden aynı kararı vermesine engel bir durum bulunmayıp, bozma kararı üzerine, mahkemenin, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verme zorunluluğu olmayacağından, bu husustaki hukuka aykırılığın ciddi boyutlara ulaştığından sözedilemez.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun, 19.02.2008 gün, 2008/5-19, 2008/31 sayılı kararında vurgulandığı üzere, yasa yararına bozma yöntemi, karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesini ve ülke genelinde uygulama birliğine ulaşılmasını sağlama amacıyla, olağanüstü bir denetim muhakemesi yolu olup, gerek kesin hükmün otoritesinin korunması zorunluluğu, gerekse olağanüstü bir denetim yolu olması nedeniyle dar kapsamlıdır. Her türlü hukuka aykırılığın öne sürülüp incelenmesine elverişli bir denetim yolu değildir. Nitekim, yasa yolunun bu özelliği nedeniyle, hakimin takdirini hatalı kullanmasına ilişkin hususlardaki hukuka aykırılıklar, sadece olağan bir denetim yolu olan temyiz incelemesi sırasında dikkate alınabilecek hukuka aykırılıklardandır.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, tüm yasal koşulların varlığı halinde dahi hakimin takdirine bağlı bulunmakla, gösterilen gerekçenin yasal olmaması, kesin hükmün otoritesini ortadan kaldırmaya yeterli nitelikte esaslı ve ciddi bir usuli hata olarak kabul edilemeyeceğinden, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilirken gösterilen gerekçeye yönelik (1) no'lu kanun yararına bozma isteminin REDDİNE,

2- (2) no'lu kanun yararına bozma istemine gelince;

5237 sayılı TCK.’nun 61.maddesinin 9. fıkrasının, suç tarihi itibariyle yürürlükte bulunmaması karşısında, adli para cezasının alt sınırının, anılan Kanunun 52.maddesinin 1.fıkrası uyarınca 5 gün olduğu gözetilmeden, alt sınırdan ceza tayin edildiği belirtildiği halde temel cezaların fazla tayini nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden (DİDİM)Sulh Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 07.01.2008 gün ve 2007/48, 2008/5 sayılı kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesinin 4.fıkrasının (d) bendi uyarınca BOZULMASINA, sanığın,

tehdit suçundan eylemine uyan 5237 sayılı TCK.nun 106.maddesinin 1.fıkra 2.cümlesi uyarınca ve mahkemenin takdiri gözetilerek adli para cezasında gün sayısının 5 tam gün olarak belirlenmesi suretiyle cezalandırılmasına, aynı yasanın 62/1.maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim ile adli para cezasına esas alınan gün sayısının 4 gün olarak belirlenmesine, bulunan bu sonuç gün sayısı ile aynı Kanunun 52/2. maddesi gereğince bir gün karşılığı takdir edilen 20,00 TL nin çarpılması suretiyle sanığın 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,

sanığın, hakaret suçundan eylemine uyan 5237 sayılı TCK.nun 125/1. maddesi uyarınca ve mahkemenin takdiri gözetilerek adli para cezasında gün sayısının 5 tam gün olarak belirlenmesi suretiyle cezalandırılmasına, aynı yasanın 62/1.maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim ile adli para cezasına esas alınan gün sayısının 4 gün olarak belirlenmesine, bulunan bu sonuç gün sayısı ile aynı Kanunun 52/2. maddesi gereğince bir gün karşılığı takdir edilen 20,00 TL nin çarpılması suretiyle sanığın 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, infazın bu miktarlar üzerinden yapılmasına, hükmün diğer bölümlerinin aynen korunmasına,

SONUÇ / HÜKÜM

08.12.2010 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2010/37338, K. 2010/33067, 8 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2010/37338
Karar No
2010/33067
Tarih
8 Aralık 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2010/37339 K.2010/33065
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2010/37340 K.2010/33730
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2010/37341 K.2010/33727
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2010/37342 K.2010/33731
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2010/37344 K.2010/33726
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2010/37345 K.2010/33066

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.