KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2010/4574 E., 2011/42343 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Sulh Ceza Mahkemesi
- Suç
- Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
275 kelime·1 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5237 sayılı TCK.nun 58. maddesinin 3. fıkrasında “tekerrür halinde sonraki suça ilişkin kanun maddesinde seçimlik olarak hapis cezasıyla adli para cezası öngörülmüşse hapis cezasına hükmolunacağı” ve aynı kanunun 50. maddesinin 2. fıkrasında ise “suç tanımında hapis cezası ile adli para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü hallerde hapis cezasına hükmedilmişse bu cezanın artık adli para cezasına çevrilemeyeceği” düzenlenmiş olup bu düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde; adli sicil kaydında yer alan ...
Ağır Ceza Mahkemesinin 13.10.2005 tarih ve 2005/ 364-272 esas-karar sayılı ilamı gereğince mükerrir olduğu anlaşılan sanık hakkında yasada seçenek olarak öngörülen yaptırımlardan zorunlu olarak hapis cezasına hükmedilmesi halinde bu kısa süreli hapis cezasının aynı Kanunun 50/1 maddesinde yazılı seçenek yaptırımlardan birisine çevrilmesine bir engel bulunmadığı oysa kararda sanık hakkında TCK'nun 125/3-a maddesindeki seçenek yaptırımlardan hapis cezasının takdiren tercih edildiğinin anlaşılması karşısında aynı kanunun 50/2. maddesi uyarınca bu cezanın para cezasına çevrilemeyeceği gözetilmemesi karşı temyiz olmadığından bozma nedeni
yapılmamıştır.
Mahkemece savunma tanığı olarak dinlenen hastaneye sanık ... tarafından hasta olarak getirilen ve sanığın dayısının kızı olan ...'nin beyanı ile olay anında hastane acilinde hemşire olarak görev yapması sebebiyle görgü ve bilgisi bulunan ve yakınan doktor ...'nin anlatımlarını doğrulayan tanık ...'ın beyanları arasında çelişki var ise de, mahkemece “tanık ...'nin sanık ile akrabalığı nedeniyle tarafsız tanıklıkta bulunamayacağı sonucuna varılarak beyanına itibar edilmeyip, diğer tanık Buket'in beyanına üstünlük tanınmak suretiyle sanığın eyleminin sabit olduğu kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulduğunun” belirtilmesi karşısında tebliğnamedeki bozma düşüncesine katılınmamıştır.
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2010/4574, K. 2011/42343, 22 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama