KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2013/22768 E., 2013/20219 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Eylül 2013
Karar Metni
354 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Hırsızlık suçundan sanık ...'in, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 493/1, 59/2 ve 81/2. maddeleri gereğince 3 yıl 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair, Kayseri 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/03/2004 tarihli ve 2003/985 esas, 2004/224 sayılı kararının infazı sırasında, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun lehe hükümlerinin uygulanması talebi üzerine sanığın 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b ve 62/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin aynı Mahkemenin 10/10/2005 tarihli ve 2003/985 esas,
2004/224 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 06/06/2013 ... ve 2007/9330/35979 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 24/06/2013 ... ve 2013/218113 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede; 1-Kayseri 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/03/2004 tarihli ve 2003/985 esas, 2004/224 sayılı kararına yönelik yapılan incelemede: Sanık hakkında 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 493/1, 59/2. maddeleri uyarınca verilen 2 yıl 6 ay hapis cezasının anılan Kanunun 81/2. maddesine göre 1/6 oranında artırılması sonucunda 2 yıl 11 ay hapis cezasına hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde fazla ceza tayin olunmasında, 2-Kayseri 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/10/2005 tarihli ve 2003/985 esas, 2004/224 sayılı ek kararına yönelik yapılan incelemede:
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7/2. maddesi ile 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9/3. maddesindeki "Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir." şeklindeki düzenleme ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27/12/2005 tarihli ve 2005/3-162-173 sayılı kararına nazaran, lehe yasanın saptanıp uygulanması,
herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasını, kanıt toplanmasını, takdir hakkının kullanılmasını gerektiriyorsa yada cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin bir hükmün uygulanması olanağı sonraki yasa ile doğmuşsa, hükümde değişiklik yargılamasının duruşmalı yapılmasının zorunlu olduğu gözetilmeden evrak üzerinde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2013/22768, K. 2013/20219, 11 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama