KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2014/23586 E., 2016/2881 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Şubat 2016
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
322 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Adli sicil kaydına göre tekerrüre esas olabilecek mahkumiyeti bulunan sanık hakkında ilgili karar getirtilip kesinleşme, infaz ve uyarlama yönlerinden incelendikten sonra, TCK'nın 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezasının infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun oluşan kanaat ve takdirine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir, ancak;
Sanığa atılı suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçu için TCK'nın 165/1. maddesinde, suç tarihinde yürürlükte bulunduğu şekliyle, altı aydan üç yıla kadar hapis ve bin güne kadar adli para cezası yaptırımlarının, her ikisinin de birlikte öngörüldüğü, kanunda hapisle birlikte öngörülen adli para cezasının gün sayısının alt sınırının gösterilmediği hallerde aynı Kanun'un 52/1. maddesi gereğince alt sınırın beş gün olduğu; somut olayda sanık hakkında yüklenen suçtan dolayı temel hapis cezasının kanun maddesinde gösterilen alt sınırdan belirlendiği halde, gerekçe gösterilmeksizin adli para cezasının, gün sayısının 5 gün yerine, 50 gün olarak belirlenmesi suretiyle TCK'nın 165/1 ve 52/1. maddelerine açıkça aykırı davranılması sonucu, fazla adli para cezasına hükmedilmesi,
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2014/23586, K. 2016/2881, 23 Şubat 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama