KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2014/30150 E., 2016/11086 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Haziran 2016
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
312 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
08/07/2013 tarihli dilekçesi ile eski hale getirme ve temyiz isteminde bulunan sanığın bu talebi ile ilgili olarak, CMK'nın 42. maddesinin 1. fıkrasında, "süresi içinde usul işlemi yapılsaydı, esasa hangi mahkeme hükmedecek idiyse, eski hale getirme dilekçesi hakkında da o mahkeme karar verir" şeklindeki düzenleme karşısında, hükmün temyizi aşamasında ileri sürülen eski hale getirme istemi hakkında dairemizce karar verilmesi gerekip, öncelikle eski hale getirme istemi hakkında karar verilmesi gerektiğinden, mahkemenin eski hale getirme isteminin reddine dair 15.07.2013 günlü ek kararı ile bu karara itiraz üzerine verilen Nazilli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.09.2013 gün, 2013/845 D.İş sayılı kararının hukuken geçersiz olduğu belirlenmekle;
Sanığın bilinen en son adresinin 15.08.2012 tarihli duruşmada tahliye olduktan sonra, aynı tarihli tutanak ile bildirdiği ... Bahçelievler/İstanbul adresi olduğu halde, yokluğunda verilen kararın, 18.07.2012 tarihli duruşmada savunması alınırken ikamet adresi olarak beyan ettiği ...
Nazilli/Aydın adresine 19.10.2012 tarihinde tebliğe çıkartıldığının, ancak bu adresten ayrıldığı belirtilerek tebligatın iade edilmesi üzerine, daha önce Kanun'un gösterdiği usullere göre bir tebligat yapılmamış olan aynı adrese 13.11.2012 tarihinde 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre tebligat yapıldığının; böylece, tebligatın, muhatabın bilinen en son adresinde yapılması gerektiğini düzenleyen 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10. maddesi ile daha önce aynı adrese Kanun'un gösterdiği usullere uygun bir tebligat yapılmış olması gerektiğini düzenleyen aynı Kanun'un 35/2. maddesine aykırı olduğunun anlaşılması karşısında;
tebligatın usulüne uygun olmaması nedeniyle sanığın eski hale getirme isteminin yerinde olduğu ve temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2014/30150, K. 2016/11086, 13 Haziran 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama