KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2015/1749 E., 2017/9699 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2017
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Makumiyet
Karar Metni
258 kelime·1 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının ve hüküm tarihine kadar yapılan yargılama gideri toplamı, 5271 sayılı CMK'nun 324/4 maddesinde atıfta bulunulan 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutar olan 20 TL'den az olduğu halde yargılama giderinin sanıktan müteselsilen tahsiline karar verilmiş ise de,
hüküm kesinleşinceye kadar yapılacak yargılama giderlerinin de toplam yargılama gideri kapsamında olması nedeniyle hükmün kesinleştiği tarihte sanıktan tahsili gereken sebep olduğu yargılama giderinin yukarıda açıklanan terkin edilmesi gereken miktardan az olması halinde Devlet Hazinesi üzerinde bırakılmasının infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görülmüş, dosya kapsamına göre diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Sanığın, mantolama işlemi için binanın dışına kurulan iskele demirlerini çalmak biçimindeki eyleminin, TCK’nın 142/1-e maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında hataya düşülerek aynı Kanun'un 141/1 maddesi gereğince uygulama yapılması,
2-Sanığın başka sokakda kesintisiz takip olmadan yakalandığının anlaşılması karşısında, suçun tamamlandığı gözetilmeden, sanık hakkında TCK'nın 35. maddesinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayin edilmesi,
3-Sanığın yakalandığında, iskele demirlerini çaldığı yeri göstererek suça konu demirlerin iadesini sağlamış olması karşısında; sanık hakkında, üzerine atılı hırsızlık suçundan hüküm kurulurken TCK'nın 168/1. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2015/1749, K. 2017/9699, 10 Ekim 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama