KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2016/10345 E., 2016/13865 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Ekim 2016
- Mahkemesi
- Çocuk Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
293 kelime·1 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
5271 sayılı CMK'nın 231/8. maddesinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde, denetim süresi içinde dava zamanaşımının duracağı ve maddenin 11. fıkrasında, denetim süresi içinde kasten yeni suç işlenmesi halinde mahkemece hükmün açıklanacağı düzenlenmiş olup, duran zamanaşımının, denetim süresi içinde işlenen suçtan dolayı verilen hükümlülük kararının kesinleşmesi koşuluyla suçun işlendiği tarihte yeniden işlemeye başlayacağı kabul edilerek yapılan incelemede;
13/09/2012 tarihli karar ile suça sürüklenen çocuğun hırsızlık suçundan cezalandırılmasına; ancak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 3 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, hükmün 23/10/2012 tarihinde kesinleşmesinden sonra 31/12/2012 tarihinde kasten yeni bir suç işlemesi nedeniyle suça sürüklenen çocuğun yargılanarak mahkumiyetine karar verildiği ve mahkumiyet kararının 04/09/2013 tarihinde kesinleştiği belirlenmekle;
Suça sürüklenen çocuğun saat 15.50 sıralarında müştekiye ait markete geldiktan sonra müştekiyi oyalaması ve o sırada kendisiyle beraber işyerine gelen ...'ın işyerinden masa çekmecesinden 80 TL çalması şeklinde gerçekleşen olayda, suç tarihinde 12-15 yaş grubunda olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun gerektirdiği cezanın süresi itibariyle, aynı Kanun'un 66/1-e, 66/2,
67/4. maddelerinde öngörülen 6 yıllık azami zamanaşımının (hükmün açıklanmasının geri bırakılması nedeniyle oluşan 2 ay 8 günlük durma süreside çıkartılarak) suçun işlendiği 04/06/2007 gününden hüküm tarihine kadar geçmiş bulunduğu gözetilmeden, suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi yerine yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2016/10345, K. 2016/13865, 17 Ekim 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama