KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2016/13561 E., 2018/16019 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2018
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
376 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın aşamalardaki savunmalarında, suç tarihi itibariyle üzerine atılı hırsızlık fiilinin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinde önemli derecede azalma olduğuna dair beyanı veya talebinin olmadığı,
sanık tarafından hükümden sonra dosyaya sunulan 21.02.2013 tarihli Türk Silahlı Kuvvetleri Sağlık Kurulu Raporunda sanık hakkında antisosyal kişilik bozukluğu tanısı konulmakla birlikte, “..bilinç açık, dikkat ve bellek tabii, algıda kusur tariflemiyor, yönelimi tam, zeka ve öznel nesnel yargılama kimlik olarak yeterli, ... sivil yaşantısında psikiyatrik takip ve tedavi almadığı..” şeklinde görüş belirtildiği, adli sicil kaydının incelenmesinde sanığın suçtan önceki ve sonraki eylemleri bakımından TCK’nın 32’nin maddesinin uygulanmadığının anlaşılması karşısında tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiş;
gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 10.07.2013 yerine 25.06.2013 olarak yazılması, mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilmiş; sanığın adli sicil kaydında yer alan ve daha ağır cezayı içeren Kahta Asliye Ceza Mahkemesinin 07.05.2009 gün ve 2009/62 Esas 2009/171 Karar sayılı hırsızlık suçundan verilen 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezasının tekerrüre esas alınması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış.
TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanığın adli sicil kaydında yer alan ve tekerrüre esas alınan Adıyaman 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 04.05.2010 gün ve 2009/38 Esas ve 2010/132 Karar sayılı ilamında birden fazla suçtan verilmiş cezalar olduğu gözetilerek, bu cezalardan en ağırının tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden, ilamın tamamının tekerrüre esas alınması suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2016/13561, K. 2018/16019, 19 Aralık 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama