KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2019/12805 E., 2020/1016 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Ocak 2020
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
336 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü; 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanıkla aynı pansiyonda fakat başka bir odasında kalan şikayetçinin telefonu ve kulaklığı, traş makineleri ve altın yüzüğünün kaldığı odadan çalındığı, şikayetçinin durumu pansiyon sahibi olan ve duruşmada da tanık olarak dinlenen ...’a bildirdiği, ...’ın da durumu sanığa bildirdiği ve pansiyondan ayrılmasını söylediği, sanığın 2 gün pansiyona uğramadığı,
iki gün sonra pansiyona geldiği ve çantası ile resepsiyona indiği sırada pansiyon sahibi ve şikayetçinin, sanığın izni ile sanığın huzurunda çantasını kontrol ettiklerinde suça konu traş makineleri ve cep telefonunun çantanın içerisinde ele geçirildiği ancak suça konu altın yüzüğünün çantanın içerisinden çıkmadığı olayda.
02.11.2015 tarihli Olay, Yakalama, Geçici Olarak Muhafaza Altına Alma ve Teslim Tunanağı’na göre; sanığın çantasından çıkan suça konu eşyaların şikayetçi ve ... tarafından muhafaza edilerek polise haber verdiklerinin belirtildiğinin anlaşılması karşısında;
sanık tarafından gerçekleştirilmiş bir iade veya tazminin mümkün olmaması nedeniyle, sanık hakkında koşulları bulunmayan 5237 sayılı TCK'nın 168/1. maddesindeki etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış,
sanık hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı TCK'nın 142/2-h maddesi uyarınca belirlenen 5 yıl hapis cezasından aynı Kanun'un 168/1. maddesi ile 7/12 oranında indirim yapılarak 2 yıl 1 ay yerine hesap hatası sonucu 2 yıl 11 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiş ve bu şekilde yapılan uygulama sonucunda sanık hakkında fazla hapis cezası tayin edilmiş ise de;
sanığın gerçekte alması gereken ceza miktarından daha az bir ceza almasına yol açan mahkeme uygulamasının sanığın lehine olması nedeniyle, bu yanılgılı uygulamada yapılan hatadan ötürü ikinci kez atıfet sağlayacak şekilde bozma yapılmasının adalet ve hakkaniyete uygun olmayacağı anlaşıldığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2019/12805, K. 2020/1016, 16 Ocak 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama