KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2019/4434 E., 2019/16620 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Ekim 2019
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
278 kelime·1 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
1-Sanık ... hakkında hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
2-Sanık ... hakkında hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesine gelince;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanık hakkında mükerrirliğe esas alınan Ankara 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/02/2014 gün ve 2013/435 Esas, 2014/96 Karar sayılı ilamında farklı suçlardan iki ayrı hükümlülük bulunmasına karşın, 5275 sayılı Yasa'nın 108/2. maddesi gözetilerek, en ağır cezaya ilişkin hükümlülüğün mükerrirliğe esas alınması gerekirken, bunlardan hangisinin tekerrüre esas alındığının kararda açıkça gösterilmemiş olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 1412 Sayılı CMUK.nun 321.maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılık yeniden yargılanmayı gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322.maddesi uyarınca sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili olan hüküm fıkralarının çıkartılarak yerine “Ankara 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/02/2014 gün ve 2013/435 Esas,
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2019/4434, K. 2019/16620, 30 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama