KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2019/8571 E., 2019/10715 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Haziran 2019
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
572 kelime·3 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü; 1- Suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Suça sürüklenen çocuk ..., hüküm açıklama yargılaması sırasında 24.10.2014 tarihinde talimatla alınan ifadesinde müdafi istemediğini belirttiği gibi, suça sürüklenen çocuğun 18 yaşını doldurmuş olması nedeniyle zorunlu müdafi atanmasının da gerekli olmadığı ve yokluğunda verilip usulüne uygun olarak tebliğ edilen kararı suça sürüklenen çocuğun temyiz etmediği anlaşılmakla;
suça sürüklenen çocuk için daha önce (hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmeden) kovuşturma sırasında zorunlu olarak atanan müdafii Av. ...’ın yokluğunda verilen karar, müdafii tarafından temyiz edilmiş ise de, anılan müdafinin suça sürüklenen çocuk hakkında verilen mahkumiyet hükmünü temyize yetkisi bulunmadığı nazara alındığında, yukarıda belirtilen gerekçe ile daha önce görevlendirilen ve temyize hakkı bulunmayan suça sürüklenen çocuk ... müdafii Av. ...’ın temyiz isteminin 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereğince REDDİNE,
2- Sanık ... hakkında müşteki ...’ye yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Sanık hakkında daha önce 21/01/2009 tarihinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, sanığın deneme süresi içerisinde yeniden kasten bir suç işlemesi nedeniyle açıklanması geri bırakılan hükmün 5271 sayılı CMK'nın 231/11. maddesi gereğince aynen açıklanmasına karar verilmesi ile yetinilmesi gerektiği halde hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilmesi suretiyle hükmün değiştirilmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
3- Sanık ... hakkında müşteki ...’ye yönelik hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının hırsızlık suçundan tayin olunan hapis cezasının infazı aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme ilişkin sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
a) Sanık ... hakkında müşteki ...’ye yönelik konut dokunulmazlığının ihlali suçundan, usulüne uygun şekilde açılmış kamu davası bulunmadığı, ayrı bir iddianame ile de dava açılmadığı halde; sanığın anılan suçtan ayrıca cezalandırılmasına karar verilmesi,
b) Oluşa, dosya içeriğine, 12/07/2005 tarihli tutanağa ve tanık ...’ın beyanına göre; müşteki ...’ye ait tahta merdiveni çaldıktan sonra bu merdiveni kullanarak müşteki ...’nin evine, açık olan tuvalet penceresinden giren sanık ...’ın, yatak odasındaki cep telefonunu alarak evden çıktığı, ancak tam bu esnada ihbar üzerine olay yerine polislerin geldiği ve eylemler esnasında gözcülük yapan suça sürüklenen çocuk ...’ın, müşteki ...’a ait evin merdiven dibinde saklanmaya çalışırken kolluk görevlilerince yakalandığı,
sanık ...’ın ise hemen yan tarafta bulunan ve tanık ...'a ait olan evin bahçesindeki tandır fırınının içine saklanmış vaziyette yakalandığı; sanık ...’ın yakalandığı esnada cebinden müşteki ...’ın evinden aldığı cep telefonunu tandır fırınının içine düşürdüğü ve ardından cep telefonunun kolluk görevlilerince düştüğü yerden bulunup müştekiye iade edildiği, böylece sanık ve suça sürüklenen çocuğun suça konu cep telefonunu henüz hakimiyet alanlarına geçiremeden yakalandıkları anlaşılmakla; müşteki Kenan’a yönelik hırsızlık suçunun teşebbüs aşamasında kaldığı gözetilmeden tamamlandığı kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmesi,
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2019/8571, K. 2019/10715, 17 Haziran 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama