KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2021/13479 E., 2024/8167 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mayıs 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suçlar
- Kamu malına zarar verme, kasten yaralama
- Hükümler
- Mahkûmiyet, beraat
- Temyiz edenler
- O yer Cumhuriyet savcısı ve sanık
- Tebliğname görüşü
- Onama, bozma
Karar Metni
514 kelime·3 dk okuma
I - Sanık hakkında kamu malına zarar verme suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik sanığın temyiz isteminin incelenmesinde,
Sungurlu Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.05.2016 tarihli ve 2016/142 Esas, 2016/451 Karar sayılı kararının, sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
Sanığın, hakkında kamu malına zarar verme suçundan verilen beraat kararını temyiz etmekte hukuki yararı bulunmadığı gibi, hükmün gerekçesine yönelik bir temyiz itirazı da olmadığından, temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE,
II -Sanık hakkında kamu malına zarar verme suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemi ile ve kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik O yer Cumhuriyet savcısı ile sanığın temyiz istemlerinin incelenmesinde,
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve
yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
A. Kamu malına zarar verme suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik O yer Cumhuriyet savcısının temyiz talebinin incelenmesinde,
Sanığın üzerine atılı kamu malına zarar verme suçundan eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 152/1-a maddesinde öngörülen cezanın üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1-e ve 66/2. maddelerinde belirtilen 8 yıllık dava zamanaşımının, zamanaşımını kesen son işlem olan sanığın sorgu tarihi olan 05.05.2016 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, O yer Cumhuriyet savcısının temyiz talebi bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE,
B. Kasten yaralama suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik o yer Cumhuriyet savcısının ve sanığın temyiz istemlerinin incelenmesinde,
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak,
24.10.2019 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 24. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 251. maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak,
5271 sayılı Kanun’a, 7188 sayılı Kanunla eklenen geçici 5. maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38. maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 saylı Kanun’un 251/1. maddesi kapsamına giren suç yönünden.
Anayasa’nın 38. maddesiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2021/13479, K. 2024/8167, 21 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama