KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2021/15717 E., 2024/7269 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Mayıs 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
412 kelime·2 dk okuma
Sanık hakkında kurulan hükümlerin, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü;
1. TCK'nın 203. maddesinde düzenlenen mühür bozma suçunun oluşumu için, suça konu sayacın suç tarihinden önce mühürlendiğine dair mühürleme tutanağının düzenlenmiş olması gerektiği, dosyada aslı gibidir kaşesi taşıyan ve imzalı mühürleme tutanağı bulunmakla birlikte, bu tutanakta ve dosya içerisinde tutanağın sanığa tebliğ edildiğine dair bir belgeye rastlanılmadığından, tutanağın sanığa tebliğ edilip edilmediği sorularak, tebliğ edilmiş ise evrakın dosya içerisine konulması, tutanak mümzileri de dinlenerek tutanağın sadece görüntüleme usulü ile oluşturulup oluşturulmadığı, fiilen tutanak tanzim edilip edilmediği hususları araştırılmadan eksik kovuşturma ile sanığın beraatine karar verilmesi,
2. 6352 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 05.07.2012 tarihi sonrasında işlenen karşılıksız yararlanma suçlarında 5237 sayılı TCK'nın 163/3. ve 168/5. maddelerine göre soruşturma aşamasında Cumhuriyet Başsavcılığınca katılan kurumun cezasız ve vergili gerçek zararı bilirkişiye hesaplattırılıp,
sanığa miktar da belirtilip usulüne uygun süre verilmek suretiyle “bilirkişinin hesapladığı kurumun cezasız ve vergili gerçek zararını soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi durumunda hakkında kamu davası açılmayacağına” dair bildirimde bulunulması gerektiği ve bildirim sonrası verilen sürede kurumun gerçek zararının soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin edilmesi halinde bu bir dava şartı olduğundan TCK'nın 168/5. maddesine göre kamu davasının açılamayacağı ve eğer soruşturma aşamasında bu ihtar işlemi yapılmamış olmasına rağmen sanık tarafından kovuşturma aşamasında katılan kurumun zararının tamamen karşılanması halinde
bu ödemenin soruşturma aşamasında yapılmış gibi kabul edilerek sanık hakkında CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden düşme kararı verilmesi gerekeceği, ancak dosya içeriğinden bilirkişi raporu alınmadığı anlaşıldığından; suça konu tutanağa ilişkin katılan kurumun cezasız ve vergili gerçek zararının bilirkişiye hesaplattırılıp, kurumun 10.05.2016 tarihli ve "Kurum zararı olan (gecikme cezası hariç) 123,72 TL'nin gecikme cezası ile birlikte 21.03.2016 tarihinde tahsil edildiğine" dair yazısı da dikkate alınarak,
yapılacak araştırma sonucuna göre, sanığa usûlüne uygun bildirimde bulunulması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, karşılıksız yararlanma suçundan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2021/15717, K. 2024/7269, 8 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama