İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /2. Ceza Dairesi

YARGITAY · 2. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2021/16126 K.2021/21439

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Esas2021/16126Karar2021/21439Tarih14 Aralık 2021Okuma5 dk · 1.014 kelime

KÜNYE

2. Ceza Dairesi 2021/16126 E., 2021/21439 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
14 Aralık 2021
Mahkemesi
Ağır Ceza Mahkemesi
Suç
Hırsızlık, iftira
Hüküm
Mahkumiyet
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.014 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:

O yer Cumhuriyet savcısının sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümleri aleyhe temyiz ettiği, sanığın (Dosyanın müştekisi olmayan) ...’dan para alması şeklindeki eyleminin ise dolandırıcılık suçunu oluşturacağı, bu sebeple sanığın dolandırıcılık suçundan mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken sanık ...’a yönelik eyleminden karar verilmemesi nedeniyle hükmü temyiz ettiği, sanık müdafinin sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerini temyiz ettiği belirlenerek, sanığın ...’dan para almasına yönelik eyleminden kamu davası açılmadığı tespit edilerek yapılan incelemede, Mahkemenin hırsızlık suçlarından kurulan hükümlerinde isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamedeki bozmaya ilişkin görüşe iştirak edilmemiştir.

Sanık ... ve İstanbul 34. Asliye Ceza Mahkemesinde ayrı yargılanan temyiz dışı sanık ...,’ın birlikte müşteki ...’ın faal olan iş yerine gece girerek, iş yeri çalışanı ...’ın uyuduğunu görerek kasayı açmaya çalıştıkları; ancak ...’ın uyanacak gibi olması nedeniyle panikleyip iş yerinden uzaklaştıkları, hırsızlık suçunun teşebbüs aşamasında kalması akabinde sanıkların birkaç dakika sonra, kurdukları mizansen kapsamında sanık ...’ın polisten kaçarken iş yerine saklandığı, sanık ...’un başında polis şapkası olduğu halde gelerek sanık ...’ı dışarı çıkardıktan sonra iş yeri çalışanı ...’dan kontrol maksatlı kasayı açmasını istediği,

...’nın kasayı açamaması üzerine kendisinin bir müddet uğraştığı, bu esnada iş yerine gelen (Dosyanın müştekisi olmayan) iş yeri çalışanı ...’ın kimliğini alarak üstünü aradığı, çıkarken de “Bana bir sakal atsanıza” diyerek ...’ün 100,00 TL parasını aldığı anlaşılmakla, sanıkların müşteki ...’ın iş yerinde bulunan kasadan hırsızlık eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı,

müşteki ...’ın iş yerine birkaç dakika sonra tekrar gelerek hileli davranışlar ile iş yeri çalışanı ...’ten para almak şeklinde gerçekleşen eyleminin ise ayrıca TCK’nın 158/1-l maddesinde tanımlanan dolandırıcılık suçunu oluşturması ihtimali dikkate alındığında, sanık ... hakkında dolandırıcılık suçundan zaman aşımı süresi içinde işlem yapılması mümkün görülmüş, sanık hakkında iftira suçundan hüküm kurulurken uygulama maddesinin 5237 sayılı TCK’nın 267/1 maddesi yerine 167/1 olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir.

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.01.2013 tarihli ve 2012/6-1431 E., 2013/18 K. sayılı kararı ile 2012/13-1444 E., 2013/305 K. sayılı kararında kabul edildiği üzere, hükümde sanığın mükerrir olduğunun belirtilmesinin yeterli olduğu, ayrıca tekerrüre esas alınan ilamın gösterilmesine gerek olmadığı,

bu nedenle mahkemece sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesine rağmen tekerrüre esas alınan ilam kararda gösterilmemiş ise de bu hususun ve 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının,

15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.

Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin kısmen istem gibi ONANMASINA, 14.12.2021 tarihinde oy çokluğuyla karar verilmiştir.

Muhalif Üye ...

KARŞI OY

İncelenen dosya içeriğine göre; sanık ...’in başına bir polis şapkası takarak kendisinden kaçan ...’ı kovalıyormuş gibi yaparak bir mizansen ile geceleyin önce müşteki ...’ın börekçi dükkânına kısa süre sonra da ...’ın işlettiği fırına aynı şekilde girdikleri, ...’ı saklandığı yerde polis sıfatı takınan...,in yakalayarak dükkan içerisinde hırpaladığı, daha sonra ...’ın iş yerlerine bir şeyler atmış olabileceği gerekçesi ile arama yapmak istediğini ifade ederek ...’ın kasasını açtırıp 320 TL aldığı,

...’a ait işyerinde ise çalışanların polis olan kişiye yardım çabalarına rağmen kasayı açamadıkları olaylarda yerel mahkemenin her iki eylemi TCK’nın 142/1-b maddesi kapsamında kabul ederek cezalandırdığı, o yer savcısının eylemin 142/2-f maddesine uygun olduğunu belirterek temyiz ettiği, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının da eylemi TCK’nın 142/2-f maddesine uygun olduğunu belirttiği dosyamızda çoğunluk ile aramızda eylemin hangi suç tipine uygun olduğu hususunda görüşlerimiz ayrışmıştır.

Kanaatimce; sanıkların eylemi TCK’nın 142/2-f maddesindeki resmi sıfat takınılarak gerçekleştirilmiş bir hırsızlık suçu niteliğindedir. Zira; sanıklar kendilerini polis olarak tanıtmakla kalmamış daha da ileri giderek suçluyu kovalayan polis sıfatı takınarak suçüstü yapan bir polisin elinde bulundurduğu geniş yetkiyi kullandığı izlenimi uyandırmışlar dolayısıyla iş yerlerinde arama yapmışlar, mağdurlarda ve çalışanlarda oluşan heyecan ve panik nedeniyle sanıkların durumlarını sorgulama yeteneklerini ortadan kaldırmışlardır.

Dairemizin 2018/2774 Esas 2019/7235 Karar sayılı ilamında kendilerini polis olarak tanıtmak suretiyle hırsızlık suçunu işlemeleri durumunda eylemin 142/2-f maddesine uygun olduğu, yine 2019/13126 Esas 2020/2129 Karar sayılı ilamında sanıkların üzerlerinde Telekom kıyafeti bulunması geldikleri aracın ön tarafında görevli yazısı bulunması ve bu sayede ilk bakışta Telekom adına iş yaptıkları izlenimi verdikleri anlaşılması nedeniyle eylemin 142/2-f maddesine uygun olduğu, yine 13.Ceza Dairesinin 2015/2053 Esas 216/5716 Karar sayılı ilamında sanığın müştekinin yanına gidip bir polis kimliği göstererek cüzdanını alıp içinden para çalması şeklinde gerçekleşen eylemini TCK’nın 142/2-f maddesine uygun kabul etmiştir.

Olayımızda ise sanıklar sadece polis olduğu izlemini değil bundan daha da öte suçluyu kovalayan ve dolayısıyla daha geniş yetkileri olan bir polis sıfatı takınarak ve bu sıfatın sağladığı kolaylıktan yararlanarak ...,’ın kasasını açtırıp parasını çalmışlar, ...’ın ise kasasını açtırmaya çalışmış ancak çalışanların şifreyi bilmemesi nedeniyle başarılı olamamışlardır. Olayda sanıkların kastı apaçık şekilde bellidir.

Polis oldukları izlemini yaratarak mağdurların ve çalışanların direncini kırmaktır ve bunda da her iki olayda başarılı oldukları ortadadır. Mağdurlar ve tanıklar da ifadelerinde polis şapkalı olan şahsın kovaladığı suçluyu aramak için dükkânlarına girmiş olması nedeniyle yaptıkları aramaya engel olmadıklarını, gelenlerin polis olduklarına ikna oldukları için bilakis kasaları açmaya yardımcı olduklarını ifade etmişlerdir.

Dolayısıyla eylem takınılan resmi sıfatın sonucundan kaynaklanan bir kolaylık sonucu gerçekleşmiştir. Böyle bir sıfat takınılmasaydı mağdurlar ya da çalışanların gözü önünde bu sıfatı olmayan herhangi bir hırsızın kasaları açarak paraları çalması asla mümkün olamazdı.

TCK’nın 142/2-f maddesindeki resmi sıfat takınılarak hırsızlık yapılması eyleminde sanıkların kimlik göstermeleri, kendilerini polis olarak tanıtmaları, olayımızda olduğu gibi bir mizansenle polis olduğu izlenimini yaratarak mağdurların sanıkların kimliğini sorgulama imkânını ortadan kaldıracak yoğunluk ve güçte olması durumunda bu suçun oluştuğu kabul edilmelidir.

Sanıklar ortaya koydukları mizansen ile mağdurları ve çalışanları hataya düşürmeyi başarmışlar ve kolayca amaçlarına ulaşmışlardır. Ayrıca, devlet daha anaokulundan itibaren insanları yetiştirirken polise, jandarmaya, kolluk kuvvetlerine yardımcı olunması gerektiğini, engel olunmaması, saygı duyulması gerektiğini anlatarak yetiştirmektedir.

Hal böyle iken bu yetiştirilme tarzına uygun olarak insanlarımız mağdurlara polis olduğuna inandıkları kişilere bu tür durumlarda neden kimlik sormadılar ya da gerçekten polis olup olmadığını neden araştırmadılar şeklindeki bir yaklaşımın kabul edilemez olduğunu düşünmekteyim.

Dolayısıyla zaten resmi sıfatın getirdiği kolaylıktan faydalanmak isteyen sanıkların başarılı olduğu bu tür durumlarda tereddüt etmeden eylemin TCK’nın 142/2-f maddesine uyduğunun kabulü gerektiği düşüncesi ile çoğunluğun düşüncesine katılınmamıştır.

Muhalif Üye

Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2021/16126, K. 2021/21439, 14 Aralık 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2021/16126
Karar No
2021/21439
Tarih
14 Aralık 2021

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2021/16126 K.2021/13654
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2021/16126 K.2021/11604
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2021/16128 K.2021/13073
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2021/16128 K.2021/22530
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2021/16129 K.2021/12360
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2021/16129 K.2021/18766

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.