İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /2. Ceza Dairesi

YARGITAY · 2. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2021/23528 K.2022/19794

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Esas2021/23528Karar2022/19794Tarih28 Kasım 2022Okuma5 dk · 1.017 kelime

KÜNYE

2. Ceza Dairesi 2021/23528 E., 2022/19794 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
28 Kasım 2022
Mahkemesi
Asliye Ceza Mahkemesi
Suç
Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması
Hüküm
Mahkumiyet
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.017 kelime·5 dk okuma

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Sanık müdafiinin 18.01.2021 tarihli dilekçesindeki anlatımından eski hale getirme, temyiz ve infazın ertelenmesi istemlerinde bulunduğunun anlaşılması ve eski hale getirme isteği hakkındaki karar verme yetkisinin, 5271 sayılı CMK’nın 42/1. maddesi uyarınca Yargıtayın ilgili dairesine ait olması nedeniyle, Ulus Asliye Ceza Mahkemesinin 27.01.2021 tarihli ek kararındaki eski hale getirme talebinin reddine ilişkin kararı ile bu ek karara itiraz üzerine Bartın Ağır Ceza Mahkemesince verilen 02.06.2021 tarihli ve 2021/168 D.

İş. sayılı karardaki eski hale getirme istemi ile ilgili itirazın kabulüne ilişkin kararının yok hükmünde olduğu; sanığın yokluğunda verilen 19.04.2016 tarihli kararın, sorgusu sırasında mahkemeye bildirdiği bilinen son adresine tebliğe çıkartıldığı, ancak bu adreste tanınmadığından bahisle tebliğ edilemeden 17.05.2016 tarihinde iade edilmesinden sonra MERNİS adresi de bulunmadığı belirtilerek aynı adrese Tebligat Kanunu’nun 35. maddesi uyarınca 30.05.2016 tarihinde yapılan tebligattan sonra temyize konu mahkumiyet hükümlerinin temyiz edilmeden kesinleştiği belirtilerek kesinleştirme işlemleri yapılmış ise de.

Tebligat Kanunu’nun 35/2. maddesine göre tebliğin usulüne uygun olarak yapılabilmesi için, daha önce aynı adrese Kanun’un gösterdiği usullere uygun bir tebligat yapılmış olması ve muhatabın adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresinin de tespit edilememesi gerektiği, aksi halde aynı Kanun’un 35. maddesine göre tebligat yapılmasının mümkün olmadığı,

bu durumda Tebligat Kanunu’nun 28. maddesinde ve Tebligat Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmelik’in 48. maddesinde belirtilen yöntem izlenmek suretiyle ilanen tebligat yapılması gerektiği gözetilmeden, sanığa daha önce usulüne uygun herhangi bir tebliğ yapılmamış olan anılan adreste Tebligat Kanunu’nun 35. maddesi uyarınca yapılan tebligat işleminin usulsüz olduğu ve geçerli bir tebliğ işleminin sonuçlarını doğurmayacağı anlaşılmakla; sanık müdafiinin eski hale getirme isteminin kabulüyle öğrenme üzerine temyizinin süresinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede;

1- Sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin incelenmesinde;

5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinde öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15.04.2020 tarihli ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.

Yapılan duruşmaya toplanan delilere, gerekçeye hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,

2- Sanık hakkında başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün incelenmesinde;

5237 sayılı TCK’nın “Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması” başlıklı 268. maddesi “İşlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimliği veya kimlik bilgilerini kullanan kimse, iftira suçuna ilişkin hükümlere göre cezalandırılır.” şeklinde olup, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 01.04.2014 tarihli ve 2013/9-542 Esas – 2014/ 153 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, işlediği bir suç nedeniyle yakalanan şüphelinin, gerçek kimliğini saklayıp kolluk kuvvetlerine,

kimlik bilgilerini bildiği bir başkasının kimlik bilgilerini vermesi durumunda bu madde hükmünün uygulanacağı, bir başka ifadeyle, failin işlediği bir suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla kendi kimliğini saklayarak, başkasına ait kimlik bilgilerini kullanması ve o kişi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasına neden olması durumunda, bu madde hükmünün uygulanacağı, suçun oluşması için, failin daha önce bir suç işlemiş olması veya bir suçtan aranması,

kendi kimliğini vermesi halinde hakkında bu suçtan işlem yapılacak olması gerektiği, iftira suçunun özel bir şekli olan bu suçun oluşması için sanığın resmi belge düzenlemede yetkili memura başkasının kimliğini veya kimlik bilgilerini vermesi yeterli olmayıp, işlediği bir suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla gerçek bir kişinin kimlik bilgilerini kullanmasının gerektiği, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun “Kimliği bildirmeme” başlığını taşıyan 40. maddesinin birinci fıkrasının ise.

“Görevle bağlantılı olarak sorulması halinde kamu görevlisine kimliği veya adresiyle ilgili bilgi vermekten kaçınan veya gerçeğe aykırı beyanda bulunan kişiye, bu görevli tarafından elli Türk Lirası idari para cezası verilir” hükmünü içerdiği, bu kabahat fiili ile 5237 sayılı TCK’nın 206. maddesinde düzenlenen suç arasındaki farkın, beyanın resmi belge düzenlenmesi sırasında yapılıp yapılmadığına dair olduğu,

kamu görevlisinin görevi nedeniyle resmi belge düzenlediği sırada yalan beyanda bulunulması halinde TCK’nın 206. maddesinin uygulanacağı, ancak resmi belge düzenlenmesi sırasında olmayıp da kamu görevlisince kamu görevinin gereği gibi yerine getirilebilmesi için sorulması durumunda, kimliği hakkında gerçeğe aykırı beyanda bulunulması ya da kimlik veya adresle ilgili bilgi vermekten kaçınılması halinde, ilgili hakkında Kabahatler Kanunu’nun 40/1. maddesi uyarınca idari para cezası verilmesi gerektiği anlaşılmakla;

Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde.

30/12/2011 tarihinde emniyet görevlileri tarafından yapılan mutad uygulama sırasında kimliği sorulan sanık ...’un, ağabeyi ...’a ait sahte kimliği kendi kimliğiymiş gibi kolluğa verdiği ve akabinde emniyet görevlilerince ibraz edilen bu kimlik bilgilerine göre yapılan sorgulama sonucu olumsuz bir duruma rastlanmaması üzerine sanık hakkında o an için bir işlem yapılmadığı, sonradan sanığın temyize konu suçları işlediği anlaşılarak sanık hakkında soruşturmaya başlandığı, yani sanığın ağabeyi ...’a ait sahte kimliği kendi kimliğiymiş gibi kolluğa verdiğinde hakkında yürütülen bir soruşturma bulunmadığı,

buna göre sanığın eyleminin 5326 sayılı Kanun’un 40/1. maddesine uyduğu ve 5237 sayılı TCK’nın 268. maddesinde düzenlenen suçun unsurları itibarıyla oluşmadığı gözetilmeden yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,

Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, ancak sanığın eylemine uyan 5326 sayılı Kanun’un 40/1. maddesinde öngörülen idari para cezasının miktarına göre, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 20/2-c maddesinde yazılı zamanaşımının, eylemin gerçekleştiği 30.12.2011 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşıldığından, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta 1412 sayılı CMUK’nın 322. ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 24. maddelerinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün bulunduğundan, Kabahatler Kanunu’nun 20/1. maddesi uyarınca sanık hakkında İDARİ PARA CEZASI VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,

3- Sanık hakkında hırsızlık suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin incelenmesinde;

5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinde öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15.04.2020 tarihli ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;

İddianamede, sanık hakkında üzerine atılı üç hırsızlık eylemiyle ilgili olarak da 5237 sayılı TCK’nın 143/1. maddesinin uygulanması talep edilmediği halde, sanığa üzerine atılı hırsızlık suçlarında ayrı ayrı anılan maddenin uygulanması ihtimaline binaen ek savunma hakkı verilmeden yazılı şekilde mahkumiyet kararları verilerek 5271 sayılı CMK’nın 226. maddesine aykırı davranılması,

SONUÇ / HÜKÜM

Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 28/11/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2021/23528, K. 2022/19794, 28 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2021/23528
Karar No
2022/19794
Tarih
28 Kasım 2022

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2021/23531 K.2022/18683
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2021/23535 K.2022/22254
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2021/23540 K.2022/18753
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2021/23545 K.2022/9899
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2021/23572 K.2022/15383
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2021/23582 K.2022/18572

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.