KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2021/8948 E., 2023/1476 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Mart 2023
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkûmiyet
Karar Metni
659 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 16.05.2014 tarih ve 2014/28843 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 141/1, 143/1. maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. İstanbul Anadolu 24. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.02.2015 tarihli ve 2014/281 Esas, 2015/89 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 141/1, 143/1, 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. Anılan kararın sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 17. Ceza Dairesinin 17.04.2019 tarihli ve 2018/3107 Esas, 2019/5754 Karar sayılı kararı ile; sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 142/1-e maddesinde düzenlenen suçu oluşturması nedeniyle 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi de gözetilmek suretiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozma üzerine İstanbul Anadolu 24. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.06.2020 tarihli ve 2019/400 Esas, 2020/241 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 142/1-e, 143/1, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 3 yıl 10 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca sanığın cezasının kazanılmış hakkı gözetilerek 2 yıl 4 ay hapis olarak belirlenmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; kararı temyiz ettiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Mahkemece gerekçeli kararın delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe bölümünde kabul edildiği üzere, sanığın ve yanında açık kimlik bilgileri tespit edilemeyen iki kadının, sanığın kiraladığı araç ile suç tarihinde gece saat 05.00 sıralarında şikâyetçinin inşaatına girerek inşaat sahasında bulunan yaklaşık 600,00 TL değerindeki demir direkleri çalarak araca yükledikleri ve olay yerinden kaçtıkları, bu sırada inşaatın karşısında dükkânı bulunan tanık E.Ö.'nün olayı görerek aracın plakasını aldığı, suça konu aracı sanığın kiraladığının tespit edildiği,
sanığın kira sözleşmesindeki imza ve yazıların kendisine ait olmadığını ifade ettiği, ancak alınan raporda oto kiralama sözleşmesi üzerindeki yazı ve imzaların sanığın eli ürünü olduğunun belirtilmesi nedeniyle sanığın suçunun sabit olduğu kabul edilmiştir.
2.Sanık suçlamaları kabul etmemiş, tanık E.Ö'nün iddiayı doğrulayan beyanları, oto kira sözleşmesindeki yazı ve imzaların sanığın eli ürünü olduğuna dair 06.02.2015 tarihli bilirkişi raporu dava dosyasında mevcuttur.
IV. GEREKÇE
Bozmaya uyularak yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak,
Yargıtay 17. Ceza Dairesinin 17.04.2019 tarihli ve 2018/3107 Esas, 2019/5754 Karar sayılı bozma ilâmından önceki hüküm yalnız sanık tarafından temyiz edildiğinden, sanık hakkında bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonucunda tayin olunan cezanın 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi gereğince 2 yıl 4 ay hapis cezası olarak infazına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın cezasının 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi gereğince 2 yıl 4 ay hapis cezası olarak belirlenmesine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2021/8948, K. 2023/1476, 23 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama