KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2022/11780 E., 2025/7213 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2020/2694 E., 2021/2002 K.
- Suçlar
- Hırsızlık, mala zarar verme
- Hükümler
- İlk derece mahkemesinin mahkûmiyet hükümleri kaldırılarak beraat
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
415 kelime·2 dk okuma
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-e ve 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezasına, mala zarar verme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 151/1 ve 62. maddeleri uyarınca 3 ay 10 gün hapis cezasına hükmedildiği, sanık müdafiinin istinaf talebi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesince duruşma açılmadan dosya üzerinden yapılan incelemede, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak,
sanık hakkında hırsızlık suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/2-e maddesi, mala zarar verme suçundan da aynı Kanun'un 223/2-a maddesi uyarınca ayrı ayrı beraat kararı verildiği anlaşılmakla, hükümlerin 5271 sayılı CMK'nın 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği,
298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır." ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir." şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz isteminin, sadece beraat eden sanık lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 14/4. maddesinde yer verilen; “Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, kendisini vekille temsil ettiren sanık lehine vekâlet ücreti ödenmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz istemi bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-h. maddesi gereği hüküm fıkrasına.
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2022/11780, K. 2025/7213, 22 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama