KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2022/13034 E., 2025/9434 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2020/2218 E., 2021/916 K.
- Suçlar
- Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme
- Hükümler
- İstinaf başvurusunun esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Ret, onama
Karar Metni
473 kelime·2 dk okuma
I. Sanıklar hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Hükmolunan cezaların miktar ve türleri gözetildiğinde, 5271 sayılı CMK'nın 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurularının esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, sanık ... müdafii ve sanık ...'in temyiz istemlerinin 5271 sayılı CMK'nın 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,
II. Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesine gelince;
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü;
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.
Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek,sanık ...'in, temyiz isteminin samimi olarak suçunu ikrar ettiği hâlde iyi hâli dikkate alınmadan yüksek cezaya çarptırıldığına, zararı gidermek istediği hâlde bu imkânın sağlanmadığına, zarar giderme imkânı tanınmadığına: sanık ... müdafiinin temyiz isteminin ise sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair aleyhine hiçbir delil bulunmadan mahkûmiyet kararı verilmesinin çelişkili olduğuna, yasal indirim hükümlerinin uygulanmamasının yasaya ve adil yargılanma hakkına aykırı olduğuna ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142. maddesinde 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanıkların eylemlerine uyan 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak,
5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca atanan zorunlu müdafilerin huzurunda sanıkların savunmalarının alınması gerektiği gözetilmeden müdafileri hazır bulundurulmadan sanıkların savunması alınıp hüküm kurularak aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma haklarının kısıtlanması,
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2022/13034, K. 2025/9434, 20 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama