KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2022/13686 E., 2025/9704 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2021/51 E., 2021/1675 K.
- Suçlar
- Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli
- Hükümler
- İstinaf başvurusunun esastan reddine, beraat kararı verilmek suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
442 kelime·2 dk okuma
İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.
Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ...'nin temyiz isteminin, yeterli araştırma yapılmadan hüküm kurulduğuna, tutanakta belirtilen polis ihtarına uyulmadığı ifadelerinin gerçeklik payının olmadığına, beyanlarda çelişki olmadığına, sabıkasız olmasının göz önüne alınması gerektiğine, kararın bozulması ve hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, katılan vekilinin temyiz isteminin ise;
hiç bir savunması olmayan ve pişmanlık belirtisi göstermeyen sanıklar hakkında hafifletici hükümler uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçu yönünden suçun unsurlarının oluşmasına rağmen beraat kararı verilmesinin yerinde olmadığına ve kararların bozulması gerektiğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
55237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142. maddesinde 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanıklara yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak,
5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanıklara zorunlu müdafii atanmamış ancak sanıklar kendilerine ilk derece mahkemesi karar tarihinden sonra müdafii tayin etmişlerse de, sanıkların müdafii huzurunda savunmalarının alınması ayrıca hırsızlık suçu ile birlikte işlenen ve temyiz kapsamında olan iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan da savunmanın bölünmezliği ilkesi gereğince, bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2022/13686, K. 2025/9704, 22 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama