KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2022/1525 E., 2025/5041 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Mart 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2018/3128 E., 2019/1131 K.
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- İstinaf başvurularının esastan reddine
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
326 kelime·2 dk okuma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin “Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise. “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.
Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanıklar ... ve ... müdafiinin temyizinin yerel mahkeme kararında tüm sanıklar arasında ortak irade varlığından bahsedilerek bu ortak suç iradesini ortaya koyan fiili ve başkaca unsurlardan söz edilmeksizin sanıklar arasında TCK'nın 37. madde kapsamında bir birlikteliğin dayanaksız bir şekilde ortaya konulduğu anlaşıldığına, yerel mahkeme tarafından maddi mesele çözülmeden hukuki mesele çözüldüğüne;
sanıklar ... ve ... müdafiinin temyizinin ise kararın dosya kapsamına aykırı olup eksik inceleme sonucu ve dosyadaki delil durumuna göre hatalı verildiğine, sadece CD çözümleme tutanağına dayanarak bu şekilde ceza verilmesi hukuken kabul edilemeyeceğine, olaya ilişkin tanıklık yapan kişilerin beyanlarının çelişkili olduğu aşikar olduğuna yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2022/1525, K. 2025/5041, 20 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama