KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2022/15506 E., 2023/3053 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Mayıs 2023
- İncelenen kararın mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suçlar
- Hırsızlık, mala zarar verme
- Hükümler
- Mahkûmiyet
Karar Metni
353 kelime·2 dk okuma
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
6545 sayılı Yasa'nın 104. maddesi uyarınca Kanun'un yayımı tarihinde yürürlüğe gireceğinin belirtildiği, 6545 sayılı Yasa'nın 62. maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h maddesinin 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiği ve suç tarihinin 27.12.2012 olduğunun anlaşılması karşısında;
sanığın eyleminin suç tarihinde yürürlükte bulunan ve daha lehe olan 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b maddesine uyduğu ve 6545 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikten önceki 142/1-b maddesi ile hüküm kurulması gerektiği ancak sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinden dava açıldığı ve hüküm kurulduğunun anlaşılması karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142. maddesinde 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca,
sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve sanığa yüklenen mala zarar verme suçunun, hırsızlık suçunun işlenmesi amacıyla işlendiği nazara alınarak; savunmanın bölünmezliği ilkesi ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafi atanması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
hukuka aykırı bulunmuştur.
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2022/15506, K. 2023/3053, 25 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama