KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2022/2169 E., 2025/3682 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Mart 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2018/3081 E., 2019/1819 K.
- Suçlar
- Hırsızlık, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması
- Hükümler
- İstinaf başvurusunun esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Ret, onama
Karar Metni
473 kelime·2 dk okuma
1-Sanık hakkında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, 5271 sayılı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanığın temyiz isteminin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE,
2-Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
İlk derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanığın temyiz isteminin yerel mahkemenin bilirkişi raporlarını dikkate almadan eksik araştırma sonucu hüküm verdiğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında düzenlenen iddianamede 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-b maddesinde ifadesini bulan suçu işlediği iddiası ile kamu davası açılmış ise de sanığa 5271 sayılı CMK'nın 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınmadan mahkemece yazılı şekilde 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h maddesine göre mahkûmiyet kararı verilmiş olması her iki kanuni düzenlemede de öngörülen cezanın alt ve üst sınırının aynı olması ve sanık hakkında Kadıköy 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.10.2006 tarihli ve 2006/582-736 sayılı ilamı ile TCK'nın 245/3, 43/1, 52/2. maddeleri gereğince 7 yıl 6 ay hapis cezasının yanı sıra 7.500 TL adlî para cezasına da hükmedildiği hâlde, yalnızca hapis cezasının tekerrüre esas alınması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2022/2169, K. 2025/3682, 3 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama