Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2022/2923 E. , 2025/5092 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2307 E., 2019/2170 K. SUÇTAN ZARAR GÖREN : Yapı ve Kredi Bankası SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan hükümlere yönelik i
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2022/2923 E. , 2025/5092 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2307 E., 2019/2170 K. SUÇTAN ZARAR GÖREN : Yapı ve Kredi Bankası SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu (İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 157/1 ve 62. maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis cezasına ve 10.000,00 TL adlî para cezasına hükmedildiği, sanıkların istinaf talepleri üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesince duruşma açılarak ve İlk Derece Mahkemesi kararları kaldırılarak, sanıklar hakkında hırsızlık suçundan aynı Kanun'un 142/2-e ve 62. maddeleri gereğince 4 yıl 2 ay hapis cezalarına hükmedildiği, 5271 sayılı Kanun'un 283. maddesi gereğince, kazanılmış hak nedeniyle verilen cezanın 2 yıl 6 ay hapis cezası ve 10.000,00 TL adlî para cezası üzerinden infazına karar verildiği anlaşılmakla, hükümlerin temyizi kabil olduğu), 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ...'in temyiz isteminin "Deniz isimli arkadaşının annesinden para geleceğini söyleyerek kendisinden kartını istediğine, ATM'ye ait kamera görüntülerindeki para çeken kişinin kendisi olmadığına, tek hatasının Deniz isimli kişiye güvenip ona kartını vermek olduğuna ve hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine"; sanık ...'in temyiz isteminin "olaydan önce nüfus cüzdanı ve kartlarını kaybettiğine, kimliğini ele geçiren şahsın kartlarını kullanarak böyle bir işlem yağtığına ve hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanıkların temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak; Suç tarihinde katılanın kullandığı cep telefonunu arayan kimliği belirlenemeyen kadının kendisini banka görevlisi olarak tanıtarak katılandan adına yapılan sağlık sigortasının iptali için telefonuna gelecek şifreyi söylemesini istediği, katılanın telefonuna gelen şifreleri görünce bankadan arandığına inandığı ve şifreyi arayan şahsa söylediği, bu şifre ile birlikte katılan adına ... Minibüs Caddesi Şubesinde hesap açılarak 25.400,00 TL kredi onayı yaptırılıp, paranın 24.000,00 TL'sinin internet bankacılığı yoluyla önce sanık ...'nin hesabına, daha sonra bu paranın 16.500,00 TL'lik kısmının sanık ...'in hesabına aktarıldığı olayda, suç tarihinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 158/1-l. maddesi yürürlükte bulunmadığından sanıklar hakkında uygulanma olanağının bulunmadığı, paranın sanıkların hesaba havale edilmesinde bankanın ödeme aracı olması ve bunun dışında bankaya ait herhangi bir maddî varlığın suçta kullanılmadığı anlaşılmakla, hile ve desise ile kandırmak suretiyle katılanın hesabından kendi hesaplarına para gönderen sanıkların eylemlerinin suç tarihi itibariyle, 5237 sayılı Kanun'un 157/1 maddesinde belirtilen basit dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin suç vasfında yanılgıya düşülerek aynı Kanun'un 142/2-e maddesi ile uygulama yapılması, Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümlerde 5271 sayılı Kanun'un 283. maddesi uyarınca sanıkların kazanılmış haklarının gözetilmesine, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.