KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2022/3889 E., 2024/710 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Ocak 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/158 E., 2021/738 K.
- Şikâyetçi
- ...
- Suç
- Mala zarar verme
- Hükümler
- Mahkûmiyet, düşme
- Temyiz edenler
- Suça sürüklenen çocuk ..., o yer Cumhuriyet savcısı
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
470 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanıklar ve suça sürüklenen çocuklar hakkında bozma sonrası kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I-Suça sürüklenen çocuk ... hakkında kurulan hüküm yönünden o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin incelenmesinde;
Suç tarihi itibarıyla 12-15 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 151/1, 152/2-a. ve 31/2. maddelerinde tanımlanan mala zarar verme suçu için öngörülen cezanın üst sınırına göre 5237 sayılı Kanun’un 66/1-d, 66/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık zamanaşımının, ilk mahkumiyet kararının verildiği 06.02.2014 tarihinden 30.09.2021 karar tarihine kadar geçmiş bulunması nedeniyle düşme kararı verilmesi yerine 4 yıllık zaman aşımına tabi olduğu belirtilerek düşme kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA ancak bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca hâlen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE,
II-Sanıklar ile suça sürüklenen çocuk ... hakkında kurulan hükümler yönünden o yer Cumhuriyet savcısının ve suça sürüklenen çocuk ...'ün temyiz itirazlarına gelince;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Mala zarar verme suçundan hüküm kurulurken hükmün gerekçesinde temel cezanın takdiren alt sınırdan belirlenmesine karar verildiği belirtilmesine rağmen, hükümde alt sınırdan uzaklaşılarak teşdiden ceza verilerek hükümle gerekçe arasında çelişkiye sebep olunması,
Kabule göre de;
2-Suça sürüklenen çocuk ... hakkında kurulan hükümde 3 ay 10 gün hapis cezasının 5237 sayılı Kanun'un 50/3. maddesi gereğince günlüğü 20 TL den adlî para cezasına çevrilirken 2000 TL adlî para cezası ile cezalandırılması yerine hesap hatası yapılarak 5320 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi,
3-Suça sürüklenen çocuk ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 38/3. maddesi gereğince indirim yapılırken uygulama maddesinin aynı Kanun'un 152/2-a olarak hatalı yazılması,
4-Suç tarihinde 15-18 yaş grubunda olan suça sürüklenen çocuk ... hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun'un 31/3. maddesi gereğince 1/3 oranında indirim yapılırken uygulama maddesinin aynı Kanun'un 31/2. maddesi olarak hatalı yazılması,
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2022/3889, K. 2024/710, 16 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama