KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2022/7288 E., 2024/3729 K.·B Ozma Üzerine
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Mart 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/415 E. , 2021/926 K.
- Şikâyetçi
- ...
- Suç
- Karşılıksız yararlanma
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Temyiz edenler
- Sanık ve müdafii
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
316 kelime·2 dk okuma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1 maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanığa 16.04.2021 tarihli duruşmada Yargıtay 17. Ceza Dairesi'nin 07.03.2018 tarihli ve 3020, 2856 sayılı bozma ilâmının okunması karşısında, suçtan zarar gören kurumun vergili ve cezasız zararının bilirkişiye tespit ettirilen, bilirkişinin tespit ettiği kurum zararının sanığa bildirildiği ve ödeme sonucunda hakkında düşme kararı verilebileceğine dair de sanığa ihtarın yapıldığı kabul edilerek tebliğnamenin bu husustaki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Sanık hakkında verilen 30.10.2014 tarihli önceki hükmün sanık tarafından ve katılan vekilinin de sadece beraat kararları yönünden temyizi üzerine bozulması nedeniyle, yeni hüküm kurulurken 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca bozma öncesi hükmolunan 10 ay hapis cezasının sanık yönünden kazanılmış hak oluşturacağı gözetilmeden, yazılı şekilde sanığın 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi,
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2022/7288, K. 2024/3729, 5 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama