KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2022/73 E., 2024/14640 K.·Suça Sürüklenen
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/594 E. 2016/265 K.
- Çocuk
- ...
- Suçlar
- Hırsızlık, mala zarar verme
- Hükümler
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
357 kelime·2 dk okuma
I- Suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hüküm yönünden temyiz isteminin incelenmesinde; İnegöl 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.04.2016 tarihli ve 2015/594 Esas, 2016/265 Karar sayılı kararının suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
Suç tarihi itibariyle 15-18 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 151 ve 31/3. maddelerinde tanımlanan mala zarar verme suçu için öngörülen cezanın üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1-e, 66/2. maddelerinde belirtilen 5 yıl 4 aylık dava zamanaşımının, zamanaşımını kesen son işlem olan 22.04.2016 tarihli mahkûmiyet hükmünden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye değişik gerekçeyle uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE,
II-Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemine gelince;
Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Gerekçeli kararın şikâyet ve savunma kısmında dosya ile alakası olmayan başka bir olay anlatılarak hükümde karışıklığa neden olunması ve bu suretle 5271 sayılı CMK'nın 230/1-a maddesine muhalefet edilmesi,
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2022/73, K. 2024/14640, 15 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama