KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2022/859 E., 2025/3580 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Şubat 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2018/2171 E., 2019/1794 K.
- Suç
- Hırsızlık
- Hükümler
- Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
466 kelime·2 dk okuma
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü;
Menemen 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.05.2018 tarihli ve 2017/250 Esas, 2018/505 Karar sayılı kararı ile, sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlerin, sanıklar müdafileri ve sanık ... tarafından istinaf edildiği, İlk Derece Mahkemesinin mahkûmiyet hükümlerine yönelik sanık ...'ın istinaf isteminin Bölge Adliye Mahkemesince değerlendirilmeksizin yalnızca sanıklar müdafilerinin istemleri incelenerek istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verildiği anlaşılmakla, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.10.2023 tarihli ve 205-542 sayılı kararında da belirtildiği üzere.
Bölge Adliye Mahkemesince bu talep değerlendirilmeden karar verilmesinin hükmün kanun yolu incelemesi bakımından bütünlüğünü bozması, ilk derece mahkemesince verilen bir kararın istinaf edilmesi üzerine bölge adliye mahkemesi denetiminden geçmiş olmasının, söz konusu kararın olay tespiti bakımından hatasız olduğu konusunda kesin bir güvence oluşturmaması, Yargıtayın görevi olan hukuksal denetimi sağlıklı bir şekilde gerçekleştirebilmesi için somut olayın objektif bir bakış açısıyla, hukuksal açıdan duraksamaya yer bırakmayacak biçimde tespit edilmiş ve delil değerlendirmesinin hatasız şekilde gerçekleştirilmesine bağlı olması,
sanık hakkında kurulan hükmün bir bütün teşkil etmesi ve herhangi bir noktadan kanun yoluna gidilmesi veya bozulması hâlinde diğer noktalarının kesinleşmesinin, diğer bir deyişle kısmi kesinleşmenin mümkün olmaması, sanık ve müdafii aynı hükme karşı istinaf yoluna başvurmuş olmalarına rağmen sadece müdafinin talebi üzerine verilen kararın usulüne uygun olarak istinaf yolu incelemesinin sonuçlandırılmış olduğunu göstermemesi, verilen bu karar hukuk aleminde varlığını sürdürürken bu kez sanığın istinaf talebi ayrıca değerlendirilerek aynı hüküm hakkında yeni bir istinaf kararı verilememesi,
sanık hakkındaki hükme dair daha önce istinaf merciince karar verilmiş olması hâlinde merciin bu hükmü yeniden incelemesinin ancak daha önce verilmiş kararın bozularak ortadan kaldırılması hâliyle sınırlı bulunması hususları bir bütün hâlinde değerlendirildiğinde;
İlk Derece Mahkemesinin mahkûmiyet hükümlerine yönelik sanık ...'ın istinaf isteminin Bölge Adliye Mahkemesi tarafından değerlendirilmeksizin yalnızca sanıklar ... ve ... müdafilerinin istemleri incelenerek düzeltilerek esastan ret kararı verilmesi nedeniyle sanıklar müdafileri ve sanık ...'ın istinaf istemleri birlikte değerlendirilerek yeniden karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2022/859, K. 2025/3580, 27 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama