KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2022/9686 E., 2025/7689 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2019/2485 E., 2021/1004 K.
- Suçlar
- Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun esastan reddine
- Tebliğname görüşü
- Ek kararın onanması, onama
Karar Metni
486 kelime·2 dk okuma
I- Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen 13.07.2021 tarihli ve 2019/2485 Esas, 2021/1004 Karar sayılı ek kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 296/2. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin ek kararı temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 296/2. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Hükmolunan cezanın miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının" temyizinin mümkün olmaması karşısında; temyiz isteminin reddine dair 13.07.2021 tarihli ek kararda bir isabetsizlik görülmediğinden sanığın temyiz isteminin, aynı Kanun'un 296/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA,
II- Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin “Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanığın temyiz isteminin etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına, üst sınırdan cezanın belirlenmesine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.03.2022 tarih ve 2022/6-28 -2022/187 sayılı kararında da belirtildiği üzere; 29.03.2018 tarihli iddianamede sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168/1 maddesinin uygulanması talep olunduğu halde, ek savunma hakkı verilmeden ilgili maddenin uygulanmaması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 226. maddesine aykırı olarak sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2022/9686, K. 2025/7689, 29 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama