Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2023/10249 E. , 2025/15742 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/1078 E., 2021/1159 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama I- Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli v
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2023/10249 E. , 2025/15742 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/1078 E., 2021/1159 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama I- Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde Sanığın konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından mahkûmiyetine dair ilk derece mahkemesi kararının istinaf edilmesi üzerine Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 19.03.2021 tarihli ve 2020/1078 Esas, 2021/1159 Karar sayılı kararının sanık ve müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü; Hükmolunan cezaların miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı CMK'nın 286/2-a maddesi uyarınca, "ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyizi mümkün olmadığından, sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı CMK'nın 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, II- Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafiinin temyiz isteminin "Sanığın suçu işlediğine dair somut delil bulunmadığı, sadece katılanların ihtimalli beyanlarına dayanılarak hüküm kurulduğu, şüpheden sanığın yararlanması gerektiği, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmemesinin hukuka aykırı olduğuna", sanığın temyiz istemi "Suçu işlemediği, suç olsa bile zararın sözkonusu olmadığı, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözardı edildiği, lehine hükümlerin uygulanmadığına" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.03.2020 tarih ve 2019/74 E -2020/187 K sayılı içtihadında da değinildiği üzere; sanık hakkında TCK'nın 142/2-h maddesinin yanı sıra nitelikli hal olarak kabul edilen aynı Kanun’un 143. maddesinin de uygulandığı ve bu itibarla uygulanan maddelerdeki cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması nedeniyle, CMK’nın 150/3. maddesi uyarınca istemi aranmaksızın zorunlu olarak atanan müdafiinin CMK'nın 188/1. maddesi gereğince hükmün açıklandığı 08.01.2020 tarihli son oturumda hazır bulundurulması gerektiği gözetilmeden sanık müdafiinin yokluğunda karar verilmek suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, CMK'nın 304/2-a maddesi gereğince bozma nedeni de dikkate alınarak dosyanın Gölköy Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.