KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2023/12147 E., 2025/16843 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2021/3138 E., 2022/55 K.
- Suç
- Hırsızlık
- Hükümler
- İstinaf başvurusunun esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
516 kelime·3 dk okuma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 280/1-e-f maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hallerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, Konya 15. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.09.2020 tarihli ve 2017/867 Esas, 2020/276 Karar sayılı dosyasında verilen hükümlere yönelik istinaf istemi üzerine yapılan inceleme neticesinde, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 04.02.2021 tarihli ve 2020/2098 Esas, 2021/182 Karar sayılı kararı ile,
"a-Sanık ... (..)Yanartaş’a yüklenen TCK'nın 142/2-h maddesindeki suçun yasada öngörülen cezasının alt sınırının 5 yıl hapis cezasını gerektirdiği gözetilmeden, talimat yasağına rağmen yakalama emri üzerine .. .. Asliye Ceza Mahkemesinde yapılan sorgusu ile yetinilerek hüküm kurulması suretiyle 5271 sayılı CMK'nin 196/2.maddesine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması ve bu şekilde hukuka aykırı biçimde yapılan sorgunun hükme esas alınması,
b-Dairemizce de benimsenen Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 16/09/2020 tarih ve 2020/16758-8907 E-K sayılı kararında da belirtildiği üzere 28.06.2014 tarihli 6545 sayılı Yasa ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırı dikkate alınarak, 5271 sayılı CMK’nın 150/3 ve 196/2. maddeleri uyarınca her iki sanığa zorunlu müdafii atanması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanunun 188/1 ve 289/1-e maddesine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, Kabule göre de; 1-Adli emanette kayıtlı eşya hakkında karar verilmemesi,
2-Görüntü izleme tutanağı, alınan bilirkişi raporu ve olayın oluş şekli itibariyle sanık ... (..)..’ın mahkumiyeti yerine yanılgılı uygulama ile beraatine karar verilmesi," gerekçeleri ile hükümlerin bozulmasına karar verildiği, ancak verilen bu bozma kararında belirtilen hukuka aykırılıkların aynı Kanun’un 280/1-e-f maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği anlaşılmakla, buna göre Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine,
dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı gözetilerek.
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 04.02.2021 tarihli ve 2020/2098 Esas, 2021/182 Karar sayılı kararı ile bozma üzerine Konya 15. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.10.2021 tarihli ve 2021/126 Esas, 2021/725 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
5271 sayılı Kanun'un 280/1-g maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hükümler kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/12147, K. 2025/16843, 30 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama