KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2023/13054 E., 2025/15610 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2021/1334 E., 2022/613 K.
- Hükümler
- İstinaf başvurusunun esastan reddine
- Tebliğname görüşü
- Ret, onama
Karar Metni
538 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
I. Sanık Hakkında Mala Zarar Verme Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Temyiz İstemi Yönünden
Hükmolunan cezanın miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a maddesi uyarınca, "ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyizi mümkün olmadığından, sanık müdafiinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,
II. Sanık Hakkında Hırsızlık Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Temyiz İstemi Yönünden
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafiinin temyiz isteminin, sanığın müsnet suçları işlediğine dair cezalandırılmasına yeterli delilin bulunmadığı, beraatine karar verilmesinin gerektiği, lehine olan hükümlerin uygulanmadığı, eksik inceleme sonucunda mahkumiyet kararı verildiği, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanığın tekerrüre esas alınan Ankara 33. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.11.2018 tarihli ve 2017/1035 Esas, 2018/935 Karar sayılı ilâmında, ikinci kez tekerrüre esas alınan Ankara 39. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.05.2016 tarihli ve 2015/781 Esas, 2016/409 Karar sayılı ilâmına konu suçun Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 20.02.2020 tarihli 2019/13113 Esas, 2020/2304 Karar sayılı ilâmı ile bozulduğu, bu sebeple bu ilâmın tekerrüre esas alınamayacağı, sanığın adli sicil kaydında başkaca ikinci kez mükerrirliğe esas alınabilecek ilâmın bulunmadığı anlaşılmakla, sanığın birinci kez mükerrirliği yerine, yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin 28.02.2022 tarihli ve 2021/1334 Esas, 2022/613 Karar sayılı istinaf başvurularının esastan reddine yönelik hükmünün 5271 sayılı CMK'nın 302/2-4. madde ve fıkrası gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılık aynı Kanun’un 303/1. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan,
sanık hakkında hüküm fıkrasından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümlerin çıkartılmasına ve yerine '' Ankara 33. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.11.2018 tarihli ve 2017/1035 Esas, 2018/935 Karar sayılı ilâmındaki hükümlü veya tutuklunun kaçması suçuna ilişkin hapis cezasının tekerrüre esas alınarak sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve buna bağlı olarak denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi'' ibaresinin eklenmesine karar verilmek suretiyle, CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca,
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/13054, K. 2025/15610, 16 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama