KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2023/13147 E., 2025/15462 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2021/1309 E., 2022/105 K.
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
470 kelime·2 dk okuma
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.
Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin; sanık hakkında TCK.
43. maddesiyle zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının hatalı olduğuna, sanığın son gerçekleşen eylem dışında mağazanın iddia ettiği gibi daha önceden de mağazada et çaldığına dair somut bir delil bulunmadığına, mağazanın sanığın son eylem dışında kalan eylemlerinin hırsızlık olduğunu iddia etmesine rağmen bu eylemler nedeniyle zarar uğradığını ispat edemediğine, sanığın son eyleminde tanıkların anlatımları ve kamera görüntüleri müvekkilin söz konusu ürünleri sakladığının mağaza dışına çıkmadan daha kasada iken anlaşılması nedeni ile teşebbüs aşamasında kaldığına,
suçun teşebbüs aşamasında kaldığı gözetilmeyerek suç sübuta ermiş gibi ceza verilmesinin hatalı olduğuna, sanığın bu arada katılan vekilinin duruşmada toplam zararın 23.260 TL olduğunu bildirmesine rağmen ilk olaya ilişkin hükümden önce ödediği 1.650 TL ve aslında son olay dışındaki olaylar ispatlanmamış olmasına rağmen 1-8-15-18 Şubat 2021 ve 1 Mart 2021 tarihlerinde ödediği 27.000 TL ile toplam 28.650 TL göndererek katılanın tüm zararını fazlasıyla karşıladığına, ancak, 21.01.2021 tarihli son duruşmaya katılmayan sanığın hakkında hüküm verildiğinden haberi olmadığına,
duruşmaya gitmemesi nedeni ile hüküm verildiğini bilmediğine ve zararı hüküm verilmemiş zannederek karşıladığına,sanığın ödemeye dair ilk girişimleri ve ödeme kastını hükümden önce başlattığı gözetilerek dosyanın halen derdest olduğunu düşünüp fazlasıyla ödeme yapması karşısında TCK 168 kapsamında kalan indirimlerden faydalandırılması gerektiğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık müdafiinin diğer temyiz nedenleri reddedilmiştir. Ancak;
Dosya içerisinde yer alan fatura ve kamera kayıtlarına göre sanığın hangi saatlerde alışveriş yaptığı araştırılarak sonucuna göre 5237 sayılı TCK'nın 143. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/13147, K. 2025/15462, 15 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama