Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2023/13222 E. , 2025/18792 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2022/231 E., 2022/340 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından veri
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2023/13222 E. , 2025/18792 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2022/231 E., 2022/340 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü; 5271 sayılı Kanun’un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, sanığın suç işleme kastının olmadığına, zincirleme suç koşullarının oluşmadığına; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, eksik inceleme yapıldığına, sanığın pişmanlık hükümlerinden faydalanmadığına; katılanın temyiz isteminin, suçun işlenmesindeki özellikler ve meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alınarak sanıkların en üst hadden cezalandırılmaları gerektiğine, çalınan eşyalar ve maddi karşılığının ödenmediğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde bölge adliye mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre Kayseri 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.02.2021 tarihli ve 2021/113 Esas ve 2021/122 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik katılan, sanıklar ve müdafilerinin istinaf istemleri üzerine yapılan inceleme neticesinde, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 08.06.2021 tarihli ve 2021/1471 Esas, 2021/1453 Karar sayılı kararı ile “Oluşa ve dosya içeriğine göre sanıkların olay tarihinde geceleyin saat 22.00 sıralarında ikinci kez müdahilin konutuna girdikleri ancak herhangi bir eşya alamadıkları böylelikle sanıkların üzerlerine atılı teşebbüs aşamasında kalan hırsızlık suçunu da işlediklerinin anlaşılması karşısında; Yargıtay 13. Ceza Dairesi'nin 27/03/20 19... /119 11... /5029 Karar sayılı ilamı nazara alındığında sanıkların aynı gün kısa süreli aralıklarla hırsızlık (02.00-04.00 saatleri arası hırsızlık eylemi nedeniyle 142/2-h, 143 maddeleri, saat 22.00 sıralarında hırsızlık eylemi nedeniyle 142/2-h, 143, 35 maddeleri) suçlarını işledikleri anlaşılmakla; cezalarının ayrı ayrı hesaplanması ve ağır olan cezalar üzerinden ayrıca TCK'nın 43/1 maddesi uyarınca arttırım yapılması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi ” nedenleriyle hükümlerin bozulmasına karar verildiği, ancak bozma kararında belirtilen hukuka aykırılığın aynı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği gözetilerek Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı, Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında “...bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/33667 sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır. Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur. Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine..." hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle; Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 08.06.2021 tarihli ve 2021/1471 Esas, 2021/1453 Karar sayılı kararı ile bozma üzerine verilen Kayseri 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.11.2021 tarihli ve 2021/539 Esas ve 2021/856 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hükümler kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, katılan ve sanıklar müdafilerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.