KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2023/14262 E., 2025/3087 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Şubat 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2022/3955 E., 2023/533 K.
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Temyiz edenler
- Sanık müdafii, katılan vekili
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
334 kelime·2 dk okuma
Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.
Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin, sanığın atılı suçu işlediğine ilişkin delil olmadığına, katılanın olaydan sonra evine gittiği bu nedenle zorlamaya ilişkin bir delilin olmadığına, olayın sadece katılanın beyanları ile sabit kabul edilmesi nedeniyle sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, katılan vekilinin temyiz istemi ise;
hırsızlık suçundan verilen temel cezanın alt hadden belirlenerek eksik ceza tayin edildiğine, suçun teşebbüs aşamasında kalması sebebiyle ilgili indirimin 2/3 oranında yapılarak eksik ceza tayinine, sanığın aşamalardaki inkâra yönelik savunmasına rağmen TCK'nın 62. maddesi gereği indirim uygulanmasının hukuka uygun olmadığına yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/14262, K. 2025/3087, 20 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama