KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2023/1499 E., 2024/12058 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Eylül 2024
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2017/709 E., 2017/693 K.
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Düşme
- Tebliğname görüşü
- Düşme
Karar Metni
477 kelime·2 dk okuma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 280/1. maddesine göre, sanık hakkında kamu davasının düşmesi kararının dosya üzerinden inceleme ile verilemeyeceği, davanın yeniden görülmesine karar verilip duruşma yapılarak düşme kararı verilmesi gerektiğinin gözetilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
1. 20.07.2017 tarihli ve 7035 sayılı Kanun'un 15. maddesiyle, 5271 sayılı Kanun'un 280/1. maddesinde değişiklik yapılmadan önceki haline göre, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince sanık hakkında zamanaşımı nedeniyle davanın düşmesi kararının, dosya üzerinden inceleme ile verilemeyeceği, aynı Kanun'un 280/1-c. maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilip duruşma yapılarak düşme kararı verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2. Kabule göre de;
Sanığın yargılama konusu eylemine uyan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 491/ilk, 62, 522. (2 defa) maddelerinde belirtilen suç için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun'un 102/4. maddesi ile 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun aynı suça uyan 141/1, 35, 66/1-e. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Kanun'un 7/2, 5252 sayılı Kanun'un 9/3. maddeleri ışığında,
dava zamanaşımı bakımından 765 sayılı Kanun hükümlerinin sanık yararına olması ve aynı Kanun'un 102/4. maddesi uyarınca belirlenen 5 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin sanığın sorgusunun yapıldığı 15.06.2006 tarihinden itibaren 17.05.2011 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın kesinleştiği 13.09.2011 tarihinden önce dolduğu ve buna göre 5 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin daha önce dolduğu gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, ancak, yukarıda "2.
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/1499, K. 2024/12058, 18 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama